Close

Sayfa 1/5 123 ... SonSon
103 Sonuçtan 1 ile 25 Arası
Ağaç Şeklinde Aç135Beğeni

Konu: Arıcılık Üzerine Sohbetler

  1. #1
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076

    Arıcılık Üzerine Sohbetler

    Neyse, benim arılar kala kala bir-iki kovan kalmıştı. Yani kararından çok önce ilgimi kesmiştim arılardan (Çok tembel oldum ben, bildiğiniz gibi değil [lütfen ifadelere uyuyan bir şey ekleyelim]).

    Şu hastalık illeti 25 kovanı tarumar etti ama şu an hastalık belirtisi gözlemlemiyorum. Kızlar mikropları bağırsaklarından atsın diye günlerce aç bıraktım, bebelerini öldürdüm.... İnşaallah geçmiştir.

    Elbette daha kendi arısını koruyamayan biri olarak buradaki arkadaşlara ukalalık yapamazdım.

    Neyse. 4 kovan oldu şimdi (İstesem satın alırdım ama o zaman mücaadele süreci tamamlanmamış olurdu). Eğer hastalıktan kurtulmuş iseler gerçekten, Allah'ı izni ile çoğaltmak çocuk oyuncağı artık. O zaman da bu konuda daha çok gevezelik edebilirim.

    Siz ne karar verdiniz? Arı bakacak mısınız?
    Konu acemi_caylak tarafindan (24.09.2014 Saat 11:20 ) degistirilmistir.
    gtatas bunu beğendi

  2. #2
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.741
    Sayın Yakup; Teşekkür ederim. Aslında ben yapmak istediğim şeylere yetişememekten yakınırım hep. Sadece bir şeyi yaparken dikkatli olmak lazım. Ben zamanlada organize değilim herhalde... Ya da bazı şeylere geç kalınca ille ısrara devam ediyorum belki... O konuda kendimi geliştirmem lazım.

    Arılar için üzüldüm. İnşallah bir daha olmaz. Tembellik bulaşıcı bir hastalık gibi. İnsanlar gittikçe tembelleşiyor. Aman siz onlardan olmamak için direnin. Dünya gayret edenler sayesinde ayakta bence... Kayıplar sizi üzmüştür ama tecrübe de kazanmışsınızdır. Bence iyisiyle kötüsüyle durumları paylaşmak lazım. Tecrübe ettikçe beraber öğreniriz. Benim ise bu konuda hiç bilgim yok. Amcamın 400 civarı kovanı varmış, her sene bal gönderir. Bana çok kolay deyip gülse de ben şartlar oluşmadan cesaret edemem.

    Ama öğrenmeye de çok hevesliyim. İnşallah şartlar oluşunca...
    gtatas bunu beğendi

  3. #3
    Kurucu Üye rise_com - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Gaziantep
    Mesajlar
    2.983
    sn.yakup arilar icin cok uzuldum. son durum ne?

  4. #4
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    ALINTI rise_com Nickli Üyeden Alıntı Mesajı Göster
    sn.yakup arilar icin cok uzuldum. son durum ne?
    2011 yazında görevde yükselme eğitimi için Ankara'ya gittiğimizde, arılarımı, ayçiçek balını kaçırmamak için, taban olduğu için toprakları daha geç ekilen Kuşcenneti köyü ne götürmüştüm.

    Büyük bir tavuk firması başta olmak üzere kirletilen dere (Booool mikroplu), yağışlar sel olunca taşmıştı. Benim arılar nisbeten yüksekte olduğu için, mikroplu-çamurlu dere suları, kovanların yarı hizasına kadar girmişti.

    Ben de sel den sonra arıcılığa olduğu gibi devam etmiştim (Kimse doğru yolu göstermemişti o zaman.). İki yıl kendimi yırttım, arılar gelişsin diye... Yanlış yönlendirmelerin de etkisi ile bir türlü düzelmemişti (İnat ettim antibiyotik kullanmamak için). Bahara 3-4 çıta çıkan arılar, 7 çıtaya kadar gelişiyor, sonra yerinde sayıyordu.. Sonra geriye gidiyordu.. Geçen sene de menisküs ameliyatı olunca ve sonrasında ben de mikrop kapınca (Stofulo kokus ayrus) bir daha ameliyat oldum.. Neyse, kısmen düzeldim ama arılar bu süreçte büyük darbe aldılar.

    Şimdi arı gelişimi fena değil. Hala korkuyorum mikrop var mı daha diye. (Bir daha nüksederse, arıları da çamaşır suyuna sokmam gerekecek ). Önümüzdeki bahar da dahil olmak üzere hastalık gözlemlemezsem, içim baya rahat edecek.

    Bu arada içim gidiyor o karakovan çıtaya (Bu satır reklam satırıdır).

    Ayrıca, Bandırma'da emekli olmayı düşünmüyorum ama arılığımı da almak üzereyim. Yaklaşık 1 dekar. Sn. Uzaylının gönderdiği tohumların 3 te 1 i bekliyor hala. (Salatalığın biraz geçmişini verdiler. Çok lezzetli idi, Tekrar teşekkürler). Bakalım ne olacak?

    Selametle kalın
    gtatas bunu beğendi

  5. #5
    Kurucu Üye gülenyüz - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Dec 2013
    Mesajlar
    4.007
    Sn yakup geçmiş olsun dileyim. Belki moraliniz düzelir.
    Eklenen Resim Ön İzlemesi Eklenen Resim Ön İzlemesi   
    gtatas bunu beğendi

  6. #6
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    Bu arada, bugün sağımdan sonra bağa baktık. 4,5 m delmişlerdi. Yaklaşık 3 m derinde su vardı. Sanırım 5 m keson yapacağız. Kireç tabakasının üstünden toplanan su yetecek gibi diyorlar.

    Bu hafta aplikasyon yaparız İnşaallah. 281 TL istediler aplikasyon için. Sonra da oturup projelendireceğiz İnşaallah. Hayırlısı olsun. Bakalım bu sene Kasabın hediye tohumları ve fideleri toprakla buluşacak mı?
    Konu Yakup tarafindan (17.08.2014 Saat 18:22 ) degistirilmistir.
    gtatas bunu beğendi

  7. #7
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.748
    Yakup hocam bal hasadı nasıl geçti? Berekletli miydi? Senin dediğin gibi balı sırlı yesek ne olur ki? Neden sır alınır? Biraz bilgi verebilirsen sevinirim.

  8. #8
    Kurucu Üye gülenyüz - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Dec 2013
    Mesajlar
    4.007
    Bal ve Arı
    Eklenen Resim Ön İzlemesi Eklenen Resim Ön İzlemesi   
    Smartacus bunu beğendi

  9. #9
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    ALINTI acemi_caylak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı Göster
    Yakup hocam bal hasadı nasıl geçti? Berekletli miydi? Senin dediğin gibi balı sırlı yesek ne olur ki? Neden sır alınır? Biraz bilgi verebilirsen sevinirim.
    Çok şükür sorunsuz ve bereketli idi. Sene başındaki 2,5 kovan orta-zayıf kuvvetteki arıdan türeyen 4 kovan arım vardı. Yaklaşık 50 kg balımız oldu. 1 kovandan 25-30 kg, diğerlerinden de kalanı. Yani 4 kovandan 50 kg demek haksızlık olur.

    Daha da önemlisi 3-5 çıta hariç geri kalan çıtaları (yaklaşık 40-45 çıta) arılar bu sene kabartdılar. 1 çıtanın peteğini kabartmak demek, 1-2 kg bal tüketmek ve 3-5 gün işçilik yapmak demek. Yani kabarmış temiz çıtalarım olsaydı (eski çıtaları hep iptal ettim-hastalıktan dolayı), bu 50 kg'ın 100 e kadar yolu vardı ( nasip varsa tabi).

    Sır, balın mührü olan ince petek tabakasıdır. Hani arılar petekleri kabartıp içine balı depo ederler ya, orada balı işlerler ve olgunlaştırırlar. Bal tamamen olgunlaşınca da üzerini ince bir petek tabakası ile mühürlerler- kapatırlar. Buna sır diyoruz. Sır tabakası, balı korur diyelim kısaca.

    Sırlı balı yerseniz süper olur. Bakın, karakovan çıtalarda bile, ortaya örülen petek biraz kalınca oluyor. Yemesi biraz zor -sakız etkili- oluyor. (Sağım sırasında, balın petekten çıkabilmesi için, üstündeki sır tabakasıkesilerek alınır. Sonra petekleri merkezkaç kuvveti oluşturan sağım makinesi yardımıyla sağar, balı böylelikle petekten çıkartmış oluruz.) O sırlar, sır alma tezgahında birikir.

    Aslında, alt yapıyı-organizasyonu sağlam yapabilirseniz, o ballı sırları kestikten hemen sonra güzelecek alıp paketlemek lazım. En lezzetli ve yemesi kolay bir şeydir. Onları rulo yapıp -bal sarması olarak- tanımlamak lazım. Bence balın en üstün halidir.

    Sırlı bal yemek istiyorsanız, Trakya'da bir sağım çadırına uğrayın. Sır tezgahına bir parmak atarsınız..
    gtatas bunu beğendi

  10. #10
    Kurucu Üye rise_com - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Gaziantep
    Mesajlar
    2.983
    Bak şimdi. Ben de merak ettim bu SIR'ı.

    Yakup üstadım bereketli olsun.
    gtatas bunu beğendi

  11. #11
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    ALINTI rise_com Nickli Üyeden Alıntı Mesajı Göster
    Bak şimdi. Ben de merak ettim bu SIR'ı.

    Yakup üstadım bereketli olsun.
    Seneye bi koşu yardıma gelirseniz, sırra vakıf olabilirsiniz.

    Teşekkür ederim. Darısı bademlerinizin başına.
    Konu Yakup tarafindan (18.08.2014 Saat 06:59 ) degistirilmistir.
    gtatas bunu beğendi

  12. #12
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    Bugün bir arılığı ziyaret ettim. Burada arı sütü, polen ve propolis üretiliyor.

    Kendi arılığım nasıl olsun sorusunun cevabını arıyorum.
    Eklenen Resim Ön İzlemesi Eklenen Resim Ön İzlemesi  
    gtatas bunu beğendi

  13. #13
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    Feb 2014
    Mesajlar
    64
    ALINTI Yakup Nickli Üyeden Alıntı Mesajı Göster
    Bugün bir arılığı ziyaret ettim. Burada arı sütü, polen ve propolis üretiliyor.

    Kendi arılığım nasıl olsun sorusunun cevabını arıyorum.

    maşallah. maşallah
    yakın çekim fırsatı yok sanıyorum ne kadar uzak durursanız okadar iyimi olur.açaba.??

  14. #14
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    ALINTI neyapıyoz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı Göster
    maşallah. maşallah
    yakın çekim fırsatı yok sanıyorum ne kadar uzak durursanız okadar iyimi olur.açaba.??
    5 yılı devirdim ve arının sokmasından hala korkarım. Ancak, arının sokma eğiliminin ne zaman arttığını biraz bildiğimizden maskesiz yaklaşabiliyoruz.

    Yoksa hala eldivensiz açmıyorum kovanlarımı.

    Gerçi sadece 4 kovanım olduğundan dumansız açıyorum. Geçenlerde, arının biri oğul vermiş (anasız-sinirli kovan durumu) . Bende de duman yok. Yedik bir kaç iğne.

    Başka bir zamanda da, arkadaşım benim kovanlara da bakıver dedi. Ben yine dumansız başladım işe (4 kovana değil 15 kovana bakacağımı idrak edemedim işte). Arılar da ziyeretime bir güzel teşekkür ettiler.

    Eğer sert arı ile çalışmıyorsanız arılığa yaklaşmanızın yüksek riski yok. Fakat, sert arınız varsa size hoşgeldin diyebilirler.

  15. #15
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.748
    Yakup hocam, "sert arı" derken kastettiğiniz arının türü mü yoksa belirli kişilere ait arılar mı? Biraz açabilir misiniz konuyu?

  16. #16
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    ALINTI acemi_caylak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı Göster
    Yakup hocam, "sert arı" derken kastettiğiniz arının türü mü yoksa belirli kişilere ait arılar mı? Biraz açabilir misiniz konuyu?
    Sert arı derken sokma eğilimi yüksek olan arıyı kastediyoruz. Yani cevabınız, "arının türü".

    Arının sokması için bir unsuru tehdit olarak algılaması gerekir. Bu tehditin kovanına yönelme ihtimali var ise, arı da "hooop, dur orada, buradan geçemezsin" anlamını taşıyan "sokma" işlemini gerçekleştirir.

    Nasıl yumuşak mizaçlı insan var ise, yumuşak mizaçlı arı da vardır. Anası ve babası aynı olan arıların sertliği genellikle aynı kabul edilir. Yani sertliğin genetik olarak aktarıldığı kabul edilir.

    Sert arılar ile çalışmak özellikle amatörler için daha zordur. Ancak bu sertliğin, verim ve sağlıklı yaşam üzerinde olumlu etkileri olduğu söylenmektedir.

    Ülkemizde arıcıların kılıç arısı ve muğla arısı diye tabir ettikleri arıların sert olduğu bildirilmektedir.

    Bir ara arılarımın ikamet ettiği Erdek/Çeltikçi Köyünde (mahallesinde), eskiden sert arıların bir atı öldürdüklerini söylemişlerdi.

    Kısaca, sert arı kovanının önünde el veya kuyruk sallamak sakıncalıdır.

  17. #17
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.748

    Arıcılık Üzerine Sohbetler

    Yakup Hocam,

    Bir sorum var. Bazı oğullar kovandan uzaklaşarak ağaçlarda falan toplanıyorlar. Bunların belirli kaçış sebebi var mıdır? Birde oğul yakalamak nasıl oluyor. Bizim yörede insanlar ağaçtaki ouğulu sabah erkenden kovana alırlardı. Birde sağım işini de sabah gün doğarken yaparlardı. Arı uyuşuk olduğu için saldırmasın diye.

  18. #18
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    Bildiğim kadarı ile "bazı" değil "tüm" oğullar kovanı terkediyor. Oğul, kovan içindeki bir fetret devri dolayısı ile çıkıyor. Bu fetretin yaşanmasının çeşitli sebepleri var. En bilineni üreme-çoğalma. Ancak bu kadar basit değil. Öğrendikçe Allah'ı tesbih ediyorum. Doğadaki denge ve sebep-sonuç ilişkisinin birlikteliğini görmek insana zevk veriyor. Ben bir teori geliştirmek zorunda kaldım: Şu an varlıklarından müzdarip olduğumuz yeni hastalık ve zararlılar hep vardı. Biz dengeyi bozunca bize sirayet ettiler... Neticede bir mücaadele var ve sonrasında oğul çıkıyor.

    İşte bu mücaadele, (sanırım) oğulun kat'i olarak yerleşeceği yeri bulmadan önce kovanı tertketmesini gerektiriyor. Oğul arıları da genellikle kovann karşısındaki bir ağasın dallarına tutunarak geçici bir süreliğine ikamet ediyorlar. Bu sırada, kendilerine yerleşecek yeni bir kovan arıyorlar. Tabii burada kovan derken illa ki arıcı kovanından bahsetmiyorum. Koloninin yaşayabileceği bir mağara da olabilir bu.

    İşte oğul geçici ikametgahında iken onları bir kovana silkerseniz, (sanırım) yeni yerlerini bulduklarını sandıklarından kovanı kabul ediyorlar. Kovan yeri araştırmaya giden oğullar geri dönüp de "yer bulduk" diyene kadar iş işten geçmiş olur. Bu işi (oğul alma-silkeleme) illa ki sabah erken yapmak gerekmez. Düşünün bir kere: Kovan içi mücaadelesinin bitişi (yani bir grup arının oğula kaçması) yaklaşık %50 ihtimalle hava karanlık iken olacaktır. E hava karanlık iken arılar yön tayini ve koordinatlama işini yapamayacaklarına göre bu arıların tamamı kovandan kaçmak için sabahı beklemek zorunda . Bu da, çıkacan oğulların önemli bir kısmının sabah çıkmalarını (çıkabilmelerini) açıklar. Benim düşüncem bu yönde.

    Yazın arının uyuşuk olmasını kafam hiç almaz. Arılar (bir kısmı) sıcaktan dolayı kovan dışında (kapı önünde) gecelerler yazın. Güneş doğar doğmaz (yön tayini başlar başlamaz) tarlacı arılar kovanı terk eder ama biz biraz daha bekleriz. Havanın biraz ısınması gerekir. Yoksa içerisi 33 derece olan kovana sabah serinliğini sokarsanız işiniz zorlaşır. Bu, kovan sağlığı açısından da sakıncalıdır. Hava sıcaklığı arıyı ısırmayacak gibi olunca (saat 8,5-9 gibi) artık sağıma başlarız. Yoksa arının uyuşukluğu varsa bile görünür ışıktan önce geçiyor bence. Çünkü arı kovanları gece-gündüz sürekli çalışırlar...
    gtatas bunu beğendi

  19. #19
    Yeşil Sever denizakvaryumu - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    393
    Yakup Beyin yazılarını beğendim...Arıcılık yaptığı hemen belli oluyor...
    Bir soru da benden olsun?
    Bugünlerde varrao ile mücadele zamanı çünkü ballar sağıldı...
    Sizin varrao ile savaş tekniğiniz nasıl? hangi silahları kullanıyorsunuz?

  20. #20
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    Hoş geldiniz Sn. Denizakvaryumu,

    Bu sene için söyleyeyim. Geçen sene hasta olan arılarımın sadece erkek gözlerini değil tüm yavrularını imha etmiştim. Bu nedenle bahar başında varoa miktarım az idi. Bal sezonu sonuna kadar da mücadele etmedim. Varoa'nın özellikle yazdan sonraki dönemde atak yaptığı söylenir.

    Yaklaşık bir ay kadar önce, esansiyel yağ emdirilmiş karton parçasını tuttum kovanda. Zamanım müsait olsa 3-4 gün arayla okzalik dumanı verirdim. Yine de önümüzdeki haftada itibaren böyle bir şey yapabilirim.

    Ancak kışın okzalik dumanı en önemli silahım.

    Bahar başladığında vaktim müsait olur da becerebilirsem, pudra şekeri ile tımar metodunu kullanmak istiyorum. Arılar tek katta iken kullanılabilecek bir metod.

  21. #21
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.748
    Yakup Hocam,

    Tüketici olarak bir sorum var. Sizin dediğiniz gibi bir arıcının çadırına gittim. Sır balı yokmuş. Ancak 3 çeşit bal olduğunu söyledi. Ayçiçek, Çam ve Ihlamur balı. Renkleri dışında aralarında tad açısından fark göremedim. Gerçi ayçiçek balının tadı daha önce bir arkadaşın hediye getiridği ayçiçek balı ile aynıydı. Yani hile yoktu.

    Birde fiyatlar arasında epeyce fark vardı. Ihlamur balı 40 TL, Ayçiçek ve Çam Balı 25 TL idi. Bana hepside pahalı geldi ama gitmişken tadından da emin olduğum Ayçiçek Balından bir kavanoz aldım.

    Ballar konusunda bize daha ayrıntılı bilgi verirseniz iyi olacak gibi duruyor.
    Konu acemi_caylak tarafindan (23.09.2014 Saat 07:45 ) degistirilmistir.
    gtatas bunu beğendi

  22. #22
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    Abi çalışmadığım sayfalardan sormaya başladınız
    Hem bir arıcıya balın fiyatının pahalı olduğunu mu söyleteceksiniz

    Bal fiyatları da diğer ürünler gibi serbest piyasa denen ve sadece tüccarların kazandığı piyasada belli olmakta. Eğer o aracının balı, içerik olarak temiz kabul edebileceğimiz vasıfta ise 25-30 TL/850 g şişe perakende piyasa fiyatıdır.

    Bence güzel bal, sene içerisinde karışık çiçekler ve tatlı yaprak balsaralarından elde edilen ve balda kalıntı bırakmayacak şekilde ilaçlanan kovanlardan alınan baldır. Ya da böyle birşey işte.

    ayçiçek balı doyumluk bir bal çeşididir. Etine dolgun gibi yani. Bazılarına, özellikle yaşlılara ( ve belkide çocuklara) biraz ağır gelebilir. Ama enerjinizi harcatan bir işiniz varsa, yoğun aromalı olmadığından çok tüketebilirsiniz.

    çam balı, pamuklu çam koşnili denen beyaz böceğin çıkardığı tatlı sıvının arılar tarafından işlenmesi ile üretilir. Yukarıdaki tatlı yaprak balsarası gibi. Mineral oranı olarak daha zengin olduğu yazar kitaplarda. Çiçek ballarından daha hafiftir. Eğer içine çiçek balı karışmamışsa donmaz. Muhtemelen hakiki bal donmaz yalanının gerekçesidir. %90 ının ülkemizde üretildiği kalanının komşuda üretildiği söylenmektedir.

    Ihlamur balı hakkında tek bildiğim kestane ile karıştığından kestanenin değerini düşürmekte ve ayrıca kestane balını tanımayanlara gazlanmış olmaktadır.

    bal konusunda gerçekten bilgim az. Bu konuda bilgi edinebilmek için gezginci arıcılık yapmak, bal tahlili yapan bir yerde çalışmak vs gerekir her halde.

    ana konularda biraz ilerleme kaydedersek, bu konuya değinebiliriz belki.
    gtatas bunu beğendi

  23. #23
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    ALINTI acemi_caylak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı Göster
    Yakup Hocam,

    Tüketici olarak bir sorum var. Sizin dediğiniz bir arıcının çadırına gittim. Sır balı yokmuş. Ancak 3 çeşit bal olduğunu söyledi. Ayçiçek, Çam ve Ihlamur balı. Renkleri dışında aralarında tad açısından fark göremedim. Gerçi ayçiçek balının tadı daha önce bir arkadaşın hediye getiridği ayçiçek balı ile aynıydı. Yani hile yoktu.
    Şimdi ben sorayım soruları

    Gittiğiniz çadır neredeydi ve tarih neydi?
    Sır balı yoksa ya bal sağımı yapmıyorlardır, ya da üyelerden biri çaktırmadan sizden önce hepsini almıştır. O tarihte bal sağımı yapmıyorlarsa o çadırın orada işi neymiş?

    Hadi ıhlamuru anladık, çam balı en erken 15 Temmuz'da başlar diye biliyorum. Yani o çam balı geçen senenin balı mıymış?

    Tüm soruları geçtim. Bilmiyorsanız da tam puan vereceğim. Fakat şunu söyleyin lütfen: Aldığınız balda hile olmadığı sonucuna gerçekten tat benzerliğinden mi vardınız?

    Siz düşünedurun, ben uyumaya gidiyorum.

    Iyi geceler.
    gtatas bunu beğendi

  24. #24
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.748
    Hocam daha bu hafta sonu Cumartesi günü gittim. Belkide geç kaldım. Arıcı arılarını Kumbağ sırtlarına kurmuştu. Çadır dediğim küçük bir çadır. Hani sağım çadırı nasıl olur bilmediğim için yorum yok. Hep oradan geçiyorum, kovanları görüyordum, hile olmaz diye direk oraya gittim. Ancak şimdi sen sorunca düşünmeye başladım. Ihlamur balı ve çam balı doğru olabilir. Ama ben o bölgeyi iyi biliyorum ayçiçek tarlaları biraz uzak bölgede. Bu adamda ayççiek balı olmaması gerekir

    Çam balı geçen senenin mi bu senenin mi sormak aklıma gelmedi.

    Sadece tat değil renk benzerliği de aynı. Sıradan bir tüketici olarak başka nasıl kontrol edebilirim ki? Koku desen diğer ballarla arasındaki fark nedir bilmyiorum. Birde daha önce emin olduğum balda donuktu buda donuk.

    Şimdi ben bu konuşmaalrdan sonra ortaya çıkan yeni sorularımı sorayım. Her balı kendi mevisiminde tüketmek daha iyi olur gibi bir sonuç çıkıyor. Doğru mudur?

    Bal seçrken neelre dikkat etmeliyiz? Marketlerde satılan ürünlerdeki profesyonel hileleri değil sıradan bal üreticilerinin yaptığı hileleri biz sıradan tüketiciler nasıl anlarız?
    gtatas bunu beğendi

  25. #25
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Balıkesir Bandırma
    Mesajlar
    1.076
    Bak yine çalışmadığım yerlerden soruyo.

    Hakiki bal nasıl ayırt edilir sorusunun cevabı için "laboratuvar" dışında bazı iddialar var.

    Ancak, bu iddiaları değerlendirebilmek için biraz sahte bala ihtiyacım var .

    Şimdilik bu iddialar bende kalsın.

    Ancak maalesef bu temiz ve kaliteli ürünlerin piyasada dolaşmasının sağlanması konusunda, devlet kurumları eksik kalıyor. Özellikle bal konusu da bunlardan birisi.

    Ne diyeyim, hem Allah'tan korkan hem de cahil olmayan bir arıcı bulun kendinize.

    Ancak bulunduğunuz yöredeki arıcı derneğinin başkanı ile tanışarak zaman içerisinde ahlaklı ve bilgili arıcıları tespit edebilirsiniz. En akla yatanı bu galiba.
    gtatas bunu beğendi

Sayfa 1/5 123 ... SonSon

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1