Close

9 Sonuçtan 1 ile 9 Arası
Ağaç Şeklinde Aç12Beğeni
  • 2 Post By acemi_caylak
  • 2 Post By acemi_caylak
  • 1 Post By ykaya
  • 1 Post By acemi_caylak
  • 2 Post By ykaya
  • 1 Post By acemi_caylak
  • 2 Post By Halil Önen
  • 1 Post By rise_com

Konu: Biyolojik Tarım Nedir

  1. #1
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.826

    Biyolojik Tarım Nedir

    Aşağıdaki yazı, Acres USA – Ekolojik Tarımın Sesi Dergisi’nin Kasım 2003 Sayısındaki Biyolojik Tarım Çitçiliği Yeniden Zevkle Yapma başlıklı yazıdan özet halinde çevrilmiştir. Biyolojik tarımın ne olduğuna güzel bir örnek.

    “Yaptığınız işlerden zevk almıyorsanız farklı şeyler yapmaya başlarsanız daha iyi olur” diye söze başlıyor mısır ve soya üreticisi Bryan Davis.

    isim:  acres_usa.jpg
Görüntüleme: 683
Büyüklük:  62,9 KB (Kilobyte)

    Bir şeyleri değiştirme ve farklı şeyler yapma noktasına o ve karısı Donna 3 yıl önce ulaşmış. Tarlalar onlara dedelerinden ve babalarından kalmış ve 1976’lardan iki kat daha fazla çalışılmasına rağmen her şey daha da kötüye gitmiş.

    1988 lere kadar geleneksel tarım yaparlarken daha sonraki 10 yılda %100 toprak işlemesiz tarıma geçmişler.

    1980’lerde en büyük çiftliklerden biriydik. Şimdilerdeyse alt yarısındayız diyor 1.100 acrenin (4.400 dönüm) biraz üzerinde toprak işleyen Bryan.

    1995-96 larda soya ve mısır üretiminde düşüş başlamış ki bu düşüş sadece tek tarlayla sınırlı olmayıp bütün çiftlik bazında gerçekleşmiş. 90’ların sonunda son beş yılın ortalamasına göre mısır verimindeki düşüş %23, soya verimindeki düşüş %19 ları bulmuş. Mısır kökleri küçülmeye, soya köklerindeki yumrular azalmaya başlamış ve soyalar daha az azot fiksetmeye başlamış. (Not: Soya bu yumrular sayesinde havadaki azotu alır.)

    Bizim problemimiz toprak sıkışmasıydı. Biz tarlaya yılda 3 kez (ekme, spreyleme ve hasat için) girmemize rağmen yer kaya gibi sertti.

    2000 li yılların kış aylarında artan girdi maliyetleri ve azalan hasat miktarı nedeniyle pes etme noktasına gelmişlerdi. Soye üretimi yaklaşık 484 litre/dönüm (55 bushels/acre) den 334 litre/dönüm (38 bushels/acre), mısır üretimi 1408 litre/dönüm (160bushels/acre) den 1056 litre/dönüme (120 bushels/acre) kadar düşmüştü. İşi bırakmayı bile düşünmüştüm diye itiraf ediyor Bryan. Ya bir şeyleri değiştirecektik ya da bu şekilde yaşamımızı sürdüremeyecektik diye devam ediyor.

    Onun araştırmaları onu biyolojik tarıma yönlendirmiş. Davislerin tutumu, çiftlik ve yaşamları; Bio Ag’den biyolojik tarımın savunucusu, eğitimcisi ve yazarı Gary Zimmer’in konuşmacı olduğu bir toplantıya katıldıklarında değişmiş.

    Zimmer’in düşünceleri Bryan’ı can evinden vurmuştu ve biyolojik tyetiştiriciliğin arkasındaki düşünceler onun beynide kök salmaya başlamıştı.
    Davis ailesi, Bio-Ag elemanları ve danışmanları ile yaptıkları toplantılardan sonra problemin kaynağının fazla miktarda azot ve kimyasal kullanmaktan kaynaklandığını öğrenmişler. Ayrıca toprak testlerinden çiftliklerindeki topraklarda katyon değişim kapasitesinin 15-18 civarında olduğunu ve topraklarındaki magnezyum miktarının yüksek, kükürt, kalsiyum ve diğer iz elementlerin miktarının düşük olduğunu öğrenmişler.

    Zimmer ve Bio-Ag elemanları Bryan’a tamamen farklı bir bakış açısına sahip olması gerektiği konusunda yardımcı olmuşlar. Bryan aşırı azot ve düşük kükürt ve kalsiyum nedeniyle topraklarındaki biyo etkinliğin azaldığını, toprağın biyolojik olarak nerdeyse ölü olduğunu kavramış.

    2001 kış aylarından itibaren Bryan toprak işleme sistemini değiştirmeye, gübreleme ve kimyasal kullanımını ortadan kaldıracak ana adımları atmaya başlamış. Onun amacı organik üretime geçmek değil, toprağını sağlıklı hale çevirmek ve verimi artırmaktı.

    Bryan biyolojik tarımın büyülü bir silah olmadğını, bir sistem olduğunu ve büyük değişiklikler içeren 5 yıllık bir plan olduğunu kavramıştı.

    İlk adım olarak bir dip patlatan aldı ve tarlasını yeniden sürmeye başladı. Böylelikle yağmur suları tamamen toprağa nüfuz edebilecekti.

    İkinci olarak azot kaynaklarını değiştirdi. Daha önce dönüm başına 72.5-80 kg arasında uyguladığı susuz amonyak kullanımını tamamen bıraktı.

    Üçüncü olarak kalsiyum ve kükürtün toprak iyileştirilmesindeki etkisi (toprağın gevşek bir yapıya kavuşması için yüksek magnezyumun sıkıştırıcı etkisini bertaraf etmek) kapsamında toprağı düzeltme programı uyguladı.

    Dördüncü olarak uyguladığı gübreleri değiştirdi. Potasyum klorür ve DAP kullanımı azalttı. Amonyum Sülfat (şeker gübresi), MAP, Volkanik Fosfat, Potasyum Sülfat, Kalsiyum Sülfat (alçıtaşı) ve homojonize edilmiş iz elementler içeren dengeleyici gübreler kullanmaya başladı.

    Beşinci olarak uygulama yöntemini değiştirdi. Tohum ekimi sırasında kuru gübreyi sıraların yanlarına uygulayabilen yeni bir mısır ekim makinesi satın aldı.

    Altıncı olarak kısa vadeli dönüşümlü ekim (mübadeleli ekim) programı uygulamaya başladı. Yulaf ekti ve hasat zamanını beklemeden toprağa karıştırarak bunlardan yeşil gübre olarak faydalanmaya başladı. Özellikle yulaf topraktan bolca azot ve fosfor çekiyordu ve yeşil gübre olarak toprağa karıştırdığında bunlar sonradan ekilen bitki için alınabilir biçimde toprağa verilmiş oluyordu. Ayrıca arpadan da yeşil gübre olarak yararlandı.

    Son olarak belirgin bir şekilde NPK lı gübre ve kimyasal kullanımı kesti.

    Bu uygulamların hemen 2 yıl içerisinde muazzam bir şekilde etkileri görülmeye başlandı. Çifçilik Davis ailesi için yeniden eğlenceli olmaya başladı.

    Daha ilk yıl içerisinde soya köklerindeki yumrular belirgin olarak görülmeye başlandı. Hasat miktarı tekrar artışa geçti. Girdiler giderek azalmaya başladı. Örneğin 3 yıl önce kimyasallara 26.000 Amerikan Doları harcarken 2002’de 6.000 Amerikan Doları harcadılar. Daha önce havadan helikopter ile ilaçlama için dönüm başına 9-9.5 Amerikan doları harcarken geçen yıl sadece 1.75 Amerikan doları harcamışlar. (Bu değerler 2.120 dönüm mısır, 1.600 dönüm soya, 260 dönüm sılajlık çim, 140 dönüm yulaf için.)

    Toprağı işleme toprağın yağmur sularını emme kapasitesini muazzam şekilde artırmış ve komşu tarlada yağmur birikintileri oluşurken onun tarlasında toprak bütün suyu emmiş ve erozyon azalmış.

    Sadece mısırda 3 yıl önce 660 litre/dönüm ürün alırken şimdi 2.122 litre/dönüm ürün almaya başlamışlar. Yulafta 748 litre/dönüm miktarıyla son 25 yılın en iyi ürününü almışlar. Soyada yeniden 484 litre/dönüm oranlarını yakalamışlar.

    Bitkilerinde hastalıklara dayanıklılık artmış ve bu yaz ektikleri 24 tür bitkinin çok az bir kısmında kök lezyonuna (nematod zararı) rastlanmış.
    gçakar ve Yakup bunu beğendiler

  2. #2
    Kurucu Üye rise_com - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Gaziantep
    Mesajlar
    3.151
    Bu tür yazılar bana hep uydurma gibi gelirdi. Ancak ne zaman tarım işine girdim, olabilirliğine inanmaya başladım

  3. #3
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.826
    Avustralya’da Alexandrina and Coorong gölü çevresinde kocası David ve 3 kızı ile birlikte yaşayan ve 22 yıldır çiftçilik yapan ve asıl mesleği veteriner hekimlik olan Dr. Catherine J. Harvey Nuffield Australian Association tarafından düzelenen bir kursa katılmış ve burada hem teoride, hem de pratikte öğrendikleri yöntemleri bir doküman haline getirmiş. İçerisinde çok güzel bilgiler var. Biochar ve toprağa eksoz gazlarının injekte edilmesi oldukça ilginç yöntemler. Toplam 2300 hektarlık alanda çiftçilik yapıyorlar, 400 tane süt ve 350 tane besi inekleri var. Çiftliğin 800 hektarlık bölümünde ise çeşitli ürünler yetişitiriyorlar. Catherine ve kocası çiftliklerinde bu öğrendikleri yöntemlerin tümünü uyguluyorlar. Biyolojik çiftçilik işine ilk olarak, otlaktaki çimlerin uzun ömürlü olmaması, ineklerdeki süt veriminin azalması ve yetiştirdkileri bitkilerin hastalık ve zararlıları ile mücadelede giderek daha fazla herbisit, fungisit ve insektisit kullanmaları gerektiğini ve her yıl kimyasallara ve gübrelere ödedikleri maliyetlerin aşırı miktarlarda arttığını gördüklerinde başlamış.

    Kendisi öncelikle toprak mikroorganizmaları üzerine yoğunlaşarak ve bir mikroskop edinerek bu işe başlamış. Kendisi için toprağın sürekli gözlenmesi ve parametrelerin sürekli ölçülmesinin çok önemli olduğunu belirtiyor. Kendisi sadece teorileri öğrenmekle kalmamış, aynı zamanda bir çok farklı yöntem izleyen çiftlikleri izlemiş. Yaşadığı bölgede ortalama yağış miktarı 400 mm civarında.

    Konvensiyonel tarım sistemleri bize nedenlerle uğraşmak yerine septomlara odaklanmayı öğretti. Bu nedenle biz, yabancı otlarla mücadele için herbisitlerin, hastalıklarla mücadele için fungisitlerin, zararlı böceklerle köükünü kurutmak için insektisitlerin kullanım miktarlarını artırarak mücadele edebileceğimize inandık ve verimi artırmak için toprağımıza hayvan parazitleri ve inorganik madde içeren gübreleri verdik.

    Biyolojik yetşitiricilik (çiftçilik) toprak parametrelerinin dengesini ilke edinir. Toprak biyolojik yetiştiriciliğin kalbidir ve toprakta fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik parametreler bir denge içerisindedir.

    Otları kullanarak toprağa karbon sağlama, yeşil gübreleme ve kompost sadece topraktaki mikroorganizmaların sayısını artırmıyor aynı zamanda toprakta nemin tutulmasını, topraktaki katyon değişim kapasitesinin artmasını (ki bu başlı başına başka bir yazının konusu olabilecek çok önemli bir konu -benim notum), topraktaki azotun tutulmasını ve korunmasını sağlayarak toprak yapısını geliştiriyor.

    Akademisyenler tarafından desteklenmese de çiftçiler tarafından tarlada yapılan mikroskobik ölçümler ve elde edilen başarılar benim favori tercihimdir.

    Bütün bitkiler kök bölgesinde çeşitli şeker (karbon salgılayarak) topraktaki karbon stabilizasyonunu sağlarlar. Bu yüzden toprak karbonunu bu yoldan sağlama üzerine odaklanmalıyız. Çünkü büyük tarla ve çiftliklerde kompost ve gübreleme maliyetleri yükseliyor ve çok fazla işçilik gerekitiriyor. Örneğin Glomalin, çim bitkilerinin köklerine yerleşen mikorhiza (mycorrhiza) mantarlarının salgısıdır. Bu salgının içinde toprak oluşumunu artıran şeker proteini bulunmaktadır. Glomalin salgısının arttığı ölçüde karbon birikimi artmakta ve toprağın beslenme gücünü olumlu etkilemektedir. Ayrıca minimum oksijenle yakma yötemiyle üretilen Biochar (kömür) karbonun toprağa uygulanmasıyla verimde %10-300 arası artış sağalnabilir.

    Ben bütün bu tekniklerin bir kombinasyon halinde toprağa uygulanması taraftarıyım. Örneğin tohumların mikoriza ile aşılanarak ekilmesi, yeşil gübreleme, anızların toprağa gömülmesi (üzerlerine kompost hızlandırıcı serpilerek sürülerek toprağa karıştırılması) büyük çiftliklerde topraktaki karbonun kendi yerinde tutulmasını sağlar. Ayrıca gelecekte biochar ve toprağa eksos gazlarının injekte edilmesi kullanılan teknikler arasına girecektir.

    Toprakta mikrobiyal aktivite, biyolojik canlılık ve canlı çeşitlerini artırmak için kompost çayları kullanılabilir.

    Bu dökümandan dikkat çekici birkaç bilgi. Yeni öğrendiklerim yanında bildiklerimi pekiştiren birkaç kısa not.

    Catherine, Rus Yazar N.A.Krasilnikov’un Soil Microorganisms ve Higher Plants isimli kitabın çok önemli bir kitap olduğunu, bu kitapta 400 adet örnek çalışma olduğunu ve bu kitabın modern tarım bilimciler tarafından gözardı edildiğini, (Ki bu düşünceye bende katılıyorum. Sadece bu kitapta anlatılan teknikler değil bir çok tarım tekniği Rusya’da geliştirilmiş. Örneğin leonarditide ilk keşfendenler RUS araştırmacılar.)

    Normal bir toprakta bakteri:mantar oranı 1:1 olması gerektiğini,

    Biyolojik yetiştiricilikte en önemli elementlerin kalsiyum, fosfor, magnezyum ve bor olduğuna dair bir çok biyoloji uzmanının hemfikir olduğunu. Topraktaki en önemli parametrenin Ca:Mg oranı olduğunu,

    Mikorizalar tarafından salgılanan Glomalin enziminin toprakta karbon oluşumunu %20 oranında artırdığını,

    Kil partikiüllerinin yapısı dolayısıyla toprakta katyon değişimi konusunda ne kadar etkin olduğunu bir kez daha,

    Ekzost gazı injeksiyonunun topraktaki mikroorganizma sayısında önemli artışa neden olduğunu,

    Öğrenmiş oldum.

    Dökümanın orjinalini bu linkten bulabilirsiniz.

    http://www.nuffieldinternational.org...006_report.pdf
    mrDuran ve Yakup bunu beğendiler

  4. #4
    Kurucu Üye
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İstanbul/Biga/Çanakkale
    Mesajlar
    781
    ALINTI acemi_caylak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı Göster

    Bu uygulamların hemen 2 yıl içerisinde muazzam bir şekilde etkileri görülmeye başlandı. Çifçilik Davis ailesi için yeniden eğlenceli olmaya başladı.
    Acemi -Usta, senin Dikili'deki 230 da. arazide iyi biyolojik tarım yapılır .Nadasa bıraktığın tarlalar verimli hale gelmiştir.
    acemi_caylak bunu beğendi

  5. #5
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.826
    Sevgili ykaya,

    Tarla mı desem, dağ mı desem yoksa mera mı desem. Ayrıca bana değil bizim ağaya ait. Ben sadece marabayım

    Burası belkide varolduğundan beri nadasta. Yani tamamen bakir toprak. Üzerinde maki bitki örtüsü var ve içinde bir çoban.

    Yani seninde dediğin gibi biyolojik tarıma çok uygun.
    isim:  DSC_0124_1.jpg
Görüntüleme: 2594
Büyüklük:  71,3 KB (Kilobyte)

    isim:  DSC_0159_1.jpg
Görüntüleme: 586
Büyüklük:  56,7 KB (Kilobyte)

    isim:  DSC_0132_1.jpg
Görüntüleme: 728
Büyüklük:  64,1 KB (Kilobyte)
    rise_com bunu beğendi

  6. #6
    Kurucu Üye
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İstanbul/Biga/Çanakkale
    Mesajlar
    781
    Sizin Ağa'yı, bizim Halil Ağa ile bi tanıştıralım, belki ortak iş yaparlar.
    acemi_caylak ve Halil Önen bunu beğendiler

  7. #7
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.826
    Valla ağaların bileceği iş abi.
    Halil Önen bunu beğendi

  8. #8
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir/Belen Köyü
    Mesajlar
    1.991
    Merhaba Marabalar ne kaynatıyorsunuz...

    Ben _Aga_ ..o Ağayı tanıyorum, sözünün üstüne söz olmaz...

    En son Hindistan'da görülmüştü...
    acemi_caylak ve derma bunu beğendiler

  9. #9
    Kurucu Üye rise_com - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Gaziantep
    Mesajlar
    3.151
    Bu ağa anlaşmazlığında kârlı çıkan çoban galiba
    Yakup bunu beğendi

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1