Close

8 Sonuçtan 1 ile 8 Arası
Ağaç Şeklinde Aç10Beğeni
  • 6 Post By Halil Önen
  • 1 Post By acemi_caylak
  • 2 Post By acemi_caylak
  • 1 Post By Remzi

Konu: Ekolojik Tarım

  1. #1
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir/Belen Köyü
    Mesajlar
    1.991

    Ekolojik Tarım

    Ekolojik Tarım yüksek kaliteyi hedefine koyan bir tarım uygulamasıdır...


    Amacı, toprak-bitki-hayvan ve insan arasındaki yaşam zinciriyle sağlıklı üretim yapabilmektir...


    Kaynakların yanlış kullanımı ve uygulanması sonucu bozulan doğal dengeyi koruma amaçlayan bu ekolojik tarım sisteminde; sentetik kimyasal gübreler, ilaçlar, ve hormonlar kullanılmaz.

    Toprak verimliliği, hastalık ve zararlılardan korunmak için uygun ürünler seçilir...



    isim:  IMAG0006 [640x480].JPG
Görüntüleme: 867
Büyüklük:  146,8 KB (Kilobyte)


    Bitkisel atıklar...



    isim:  dosya1 (33) [640x480].JPG
Görüntüleme: 573
Büyüklük:  141,7 KB (Kilobyte)


    organik atıkların kullanılması...


    isim:  dosya1 (6) [640x480].JPG
Görüntüleme: 528
Büyüklük:  107,0 KB (Kilobyte)



    ...



    isim:  dosya1 (7) [640x480].JPG
Görüntüleme: 532
Büyüklük:  115,9 KB (Kilobyte)



    hayvan gübresinin...



    isim:  kumbağ2 (12) [640x480].JPG
Görüntüleme: 508
Büyüklük:  71,8 KB (Kilobyte)




    ve biyolojik kontrol sistemlerini esas alır...


    Ekolojik üretim yapan üreticiler ulusal ve uluslararası standartlara uyar. Ürünün tüketiciye kadar uzanan tüm aşamaları sertifikasyonla sözleşme altına alınır. Yani ekolojik tarımın ana koşulu sözleşmedir. Sözleşme çiftci veya cifti adına proje yapan kişi yada kurum ile onu denetler...
    selis, epsody, gtatas ve 3 kişi daha bunu beğendi

  2. #2
    Kurucu Üye rise_com - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Gaziantep
    Mesajlar
    3.151
    Konuyu biraz daha açarmısın abi, anlamadım. Sözleşme ne için?

  3. #3
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.826
    Yacouba Sawadogo, Batı Afrika'da Burkina Faso'da yaşayan sıradan bir çiftçi. Ancak onuAfrika'nın sıradışı kişiliklerinden birisi yapan ilginç bir özelliği var. . O Bilimadamlarının ve çevre kuruluşularının bile çaresiz kaldığı çevre sorunlarına geleneksel yöntemlerle çözüm üretmeyi başaran bir kahraman. O susuzluk ve çölleşmeden kaynaklı verimsizilği kendi yöntemleriyle aşmış birisi.

    isim:  Yacouba Sawadogo.png
Görüntüleme: 562
Büyüklük:  366,2 KB (Kilobyte)

    İhtiyar çiftçi, Burkino Faso'nun kuzeyindeki tarım arazilerinde uzun süredir devam eden çölleşmeyi durdurabilen kişi olarak biliniyor. Yaşadığı bölge zaten yarı-kurak bir bölge ve hatalı toprak işleme sonucu kuraklık bölgede ciddi bir sorun haline dönüşümüş durumda. Bölgedeki toprak, uzun yıllar içinde aşırı ekim, aşırı otlatma ve aşırı nüfus yoğunluğu nedeniyle giderek sertleşmeye, verimsizleşmeye ve sonunda çölleşmeye başlamıştı. Örneğin 1970'li yıllarda yaşanan kuraklık sonucu binlerce insan bu bölgede açlıktan ölmüştü.

    Uusal ve uluslararası araştırmacılar tarafından uzun yıllardır devam eden çalışmalar ise, toprağı kurtarmak için yeterli olmuyordu. Umutlar giderek tükenmekteydi.

    Ta ki Yacouba Sawadogo adlı bir adam, 1980'li yıllarda ortaya çıkıp da, çölleşmeye karşı kendi geleneksel yöntemleriyle savaşmaya karar verene kadar. Yacouba'nın kullandığı teknikler oldukça eski ve garipti; bu yüzden bölgedeki çiftçiler tarafından alay konusu oldu.

    Fakat yıllar içinde ferk edildi ki, Yacouba'nın inatla uyguladığı teknikler, ormanı yeniden var etmeyi, toprağı yeniden zenginleştirmeyi başarmıştı. Yacouba tek başına çölü durdurmuştu.

    Yöntemi ise oldukça basitti. Eski Afrika tarım pratiği olan "Zai" tekniğine göre, önce sertleşmiş zemine büyük bir çukur açılıyor, sonra içine bitki artıkları ve gübreden oluşan bir karışım yerleştiriyordu.


    İçine ise bölge şartlarına uygun, dayanıklı ağaç türlerinin tohumlarını koyuyordu. Yağmurlu mevsimlerde suyu emen ve muhafaza eden delikler, kurak dönemlerde bitki için gereken nem ve besini sağlıyordu.

    isim:  Yacouba-Sawadogo2.jpg
Görüntüleme: 447
Büyüklük:  72,2 KB (Kilobyte)

    Zai tekniğine göre, zeminin 'kurak mevsimde' hazırlanması gerekiyordu. Ki bu da, bölgede uygulanan tekniğin tam tersiydi. Hiç kimse inanmasa da, o inatla çalışmayı sürdürdü. 20 yıl içinde kuraklıktan zarar görmüş 120 dönümlük kurak araziyi, 60 ayrı tür ağaçtan oluşan yeşil bir alana dönüştürmeyi başardı. Bir adamın tek başına yarattığı bu mucize bilimadamlarını da şaşırtmıştı.

    Doğal Kaynaklar Uzmanı Chris Reji, süreci şöyle özetledi: "Bölgede, binlerce hektarlık alan tamamen verimsiz halde. Ama Yacouba'nın teknikleri uygulanırsa, bu topraklar yeniden canlanabilecek."

    Bu durum uluslararası kuruluşları da harekete geçirdi. Mark Dodd imzalı bir belgesele de konu olan Yacouba ise, ziyaretçilere kendi özel tekniklerini öğretmeyi sürdürüyor! Çevre köylerden birçok çiftçi Yacouba'yı ziyaret ederek tohum kalitesi, ekim yöntemleri ve diğer konularda ondan bilgi alıyor.

    Bir eğitim programı başlatmak ve tüm bölgeyi dönüştürmek istediğini belirten yaşlı çiftçi. "Eğer kendi köşenize çekilirseniz, bildiklerinizin insanlığa hiçbir faydası olmaz" diyerek çalışmalarını ölene dek sürdüreceğini belirtiyor.
    gçakar bunu beğendi

  4. #4
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    239
    Bu güne kadar konuştuğum kişilerin hepsinde şu yanılgıyı gördüm. Yetiştirilen meyve ve sebzeler için sertifikasyon kuruluşlarına gittiklerini, ürünleri için organik belgesi istediklerini sanıyorlar. Halbuki işin gerçeği böyle değil. Organik ürün yetiştirmek istiyorsanız ekim yapmadan önce bir sertifikasyon kuruluşuna baş vurmanız gerekiyor. Sertifikasyon kuruluşu sizin toprağınızdan numune alarak toprağınızda her hangi bir kimyasal kalıntı olup olmadığına bakıyor. Kimyasal kalıntı varsa siz burada yetiştireceğiniz ürüne (organik sertifikası alamazsınız) diyor. Eğer toprağınız organik ürün yetiştirmeye uygun ise alabilirsiniz diyor. Devam eden süreç de sizin haberiniz olmadan çeşitli zamanlarda hem toprağınızdan hemde yetiştirdiğiniz ürünün yapraklarından örnekler alarak tahlillerini yapmaya devam ediyorlar. Her hangi bir kimyasal kalıntıyıyla karşılaşırlarsa ornaik sertifikasını unutmalısınız. Aklınıza şu gelebilir. Burası Türkiye parayı verirler ve sertifikalarınını alırlar diye düşünebilirsiniz. Organik olmayan bir ürüne organik sertifikası veren firma yakalandığı taktirde hemen firması kapatılıyor. Sizin böyle birmanız olsaydı firmanızın kapatılma riskine rağzı olurmuydunuz ? Hiç bir sertifikasyon firması üç kuruş için bu riski göze almıyor. Sayın Acemi Caylak işte sözleşme böyle bir şey.

  5. #5
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.826
    Remzi Bey,

    Sözleşmeyi ben sormadım, rise_com sormuş. Ben organik tarımın hikaye olduğunu düşünen birisiyim. O yüzden sertifika falanla işim olmaz. Kapitalizm elini attığı her şeye kar gözüyle bakar ve kapitalistin ahlakı çevreyi umursamaz. Olay benim için bu kadar basittir.
    gçakar ve epsody bunu beğendiler

  6. #6
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    24
    Bizim bir türlü tutmayan hatıra ormanları için güzel bir teknik olurdu bu "zai"

  7. #7
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.826
    Dünyada Bayer'in Monsanto'yu satın almasıyla ekolojik tarım tekrar ciddi ciddi tartışılmaya başlandı. Devasa şirketlerin kontrolündeki tarım sektöründe ekolojik tarım başarılı olabilir mi? Yazıyı sıkılmadan okursanız kimya devlerinin sektörü nasıl kontrol altına aldıklarını göreceksiniz. Galiba benim avatardaki %48'i yükseltme zamanı geldi


    Monsanto...

    Tarım sektörü uluslararası arenada büyük bir çarpışmaya sahne oluyor.

    Alman ilaç ve kimya devi Bayer, ABD'li tohum ve tarım ilacı üreticisi Monsanto'yu 66 milyar dolara satın aldı.

    Aylardır süren müzakereler sonucu ilk teklif olan 62 milyar doları reddeden biyoteknoloji devi Monsanto, 69 milyar doların altındaki tekliflere sıcak bakmıyordu ancak son pazarlıkta 66 milyar dolar ile orta yol bulunmuş oldu.

    Hisse başına 128 dolar ödeyen Bayer böylece dünyanın en büyük biyoteknoloji, tohum, ilaç üreticisi konumuna geldi. Bu satın almayla küresel tohum ve tarım ilacı üretiminin yüzde 25'i Bayer'in eline geçmiş oluyor. Pazarın da yaklaşık yüzde 30'una hakim konuma geliyor.

    Bayer, geçen yıl toplan 51 milyar dolarlık satış gerçekleştirirken, bunun yüzde 30'luk kısmı tarım bölümünden geldi. Monsanto'nun geçen yılki satış rakamı ise 15 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

    Son aylarda buna benzer hamleleri sektörün diğer oyuncuları arasında da gördük ve bu gidişle görmeye devam edeceğiz.

    Hatırlayacağınız üzere Çinli ChemChina, daha önce Monsanto'nun satın alma teklifini reddeden İsviçreli tohum ve tarım ilacı şirketiSyngenta'yı 43 milyar dolara satın alırken, Dow Chemicals ve DuPont şirketleri de 130 milyar dolarlık bir birleşme konusunda hissedarlarınonayını aldı. Hafta başında da Kanadalı gübre devleri Agrium ve Potash Corporation birleşme kararı aldı. 21 milyar dolarlık yıllık gelire sahip iki şirketin birleşmesi ile 36 milyar dolarlık bir değerin ortaya çıkacağı hesaplanıyor.

    İşin özü 'gıda güvenliği' konusu 'gıda hakimiyeti' savaşına dönüşmüş durumda.

    Tohum, pestisit, kimyasal gübre ve biyoteknoloji sektöründe küresel pazar hacmi çok büyük olmasına karşın pastadan en büyük payı alan 'etkin' oyuncu sayısı iki elin parmağını geçmeyecek kadar az. Yani tam bir oligopol yapıdan bahsetmek mümkün.

    Monsanto, Dupont, Syngenta, BASF, Bayer ve Dow Chemical şirketleri sektörde '6 dev' olarak nitelendiriliyor. Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) ve endüstriyel tarım konusu gündeme geldiğinde akla ilk gelen şirketler bunlar. Özellikle de Monsanto...

    Bahsettiğimiz oligopol yapı son dönemdeki birleşme ve satın almalarla iyice daralıyor ve monopol bir yapıya doğru gidiyor.



    O yüzden bu şirketlere ve sektöre aslında bir bütün olarak bakmak lazım. Yani konu sadece tohum değil. Puzzle parçaları arasında tohumun yanısıra zirai ilaçlar, kimyasal gübreler ve biyoteknololi endüstrisi ile tarım makine ve ekipman sanayisi de var.

    Peki ne kadarlık bir piyasadan bahsediyoruz?

    Söz konusu şirketler tarım sektöründeki girdiler açısından stratejik önemde olan 4 ana kolu deyim yerindeyse kontrol altında tutuyor.

    Bunlar tohum, tarım ilaçları, kimyasal gübre ve çiftlik ekipmanları. Bahsedilen 4 ana kolun yıllık küresel pazar hacmi ise 385 milyar doları aşıyor.

    Bunu biraz daha açalım...

    ETC Group'un Aralık 2015'e ait raporuna göre 6 şirketin domine ettiği ticarete konu küresel tohum pazarının büyüklüğü 40 milyar doları bulurken, tarım ilaçları pazarı 55 milyar dolar seviyesinde. Tarım makine ve ekipmanlarının 116 milyar dolarlık pazara sahip olduğu sektörde, kimyasal gübre pazarının yıllık hacmi de 175 milyar doları buluyor.



    Her ne kadar bu rakamların toplamı 385 milyar dolarlık bir pazarı ortaya çıkarsa da rapordaki söz konusu rakamların 2013 yılı değerleri olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bugün itibariyle söz konusu pazar hacminin çok daha yukarılarda olduğunu tahmin etmek güç değil.

    Verileri biraz daha somutlaştırmak açısından şu bilgileri de paylaşmakta fayda var.

    Bahsettiğimiz 6 şirket küresel tarım kimyasalları piyasasının yaklaşık yüzde 75-80'ini kontrol ediyor. Ticarete konu tohum piyasasının yüzde 65'e yakınını elinde bulunduran 6 şirket kontrolündeki oligopol yapı, tohum ve tarım ilaçlarına yönelik özel şirket Ar-Ge piyasasının da yaklaşık yüzde 75’ine hakim konumda.



    Bu noktada ETC Group'un raporunda yer alan tarım ekonomistlerinin uyarısı dikkat çekici. 4 şirket, piyasanın yüzde 40'tan fazlasını kontrol ediyorsa ortaya rekabet engelleyici ve inovasyonu kısıtlayıcı bir yapı ortaya çıkıyor. Ancak ticari tohum, tarım kimyasalları ve tarım ekipmanları sektöründe sadece 3 şirket pazarın yüzde ellisinden fazlasına hakim konumda. Yani piyasada adil ve rekabetçi bir ortamdan bahsetmek mümkün değil..

    Oldukça güçlü lobiye sahip olan bu şirketler, ülkelerin iç tarım politikalarını etkilerken uluslararası düzeydeki ticaret ve tarım anlaşmalarında da başrolü oynuyor. Buna da en somut örnek olarak ABD ile Avrupa arasında devam eden Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) anlaşmasını göstermek mümkün.

    Şu gerçek ile yüzleşmek gerek.

    Dünyanın hangi bölgesine bakarsak bakalım Monsanto benzeri şirketlerin büyüdüğü bir pazarda küçük aile işletmesi ya da üreticilerinin para kazanması, tarımda kalabilmesi çok zor. Çünkü bu şirketlerin tarıma bakış açısı büyük ölçekli endüstriyel şirket odaklı. Bu da aile işletmesi olarak tanımlayabileceğimiz çiftçi ve üreticilerin güçsüzleşmesi, yoksullaşarak tarımdan kopma sürecini hızlandırıyor.

    O yüzden Bayer'in Monsanto'yu satın almasını herhangi bir şirket birleşme-satın alması olarak görmek eksik ve yanlış olur.

    BBC'ye konuşan Warwick Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden John Colley, "Bayer'in tarım sektöründe 'Frankenstein'ın canavarı' olarak anılan Monsanto'yu satın alması sonucu sunulan tohum çeşitliliğinin azalacağını ve fiyatların yükseleceğini öngörüyor. Colley, Monsanto'nun piyasa değerinin yüzde 45 üzerinden bir fiyattan satın alındığını ifade ederek yatırımın makul hale gelebilmesi için tohum fiyatlarında artışın kaçınılmaz olduğunu söylüyor.

    Bu konu çok uzun ve derin..

    GDO, tohum, kimyasal gübre ve tarım ilacı sektörüne yönelik gelişmeleri yakından izlemeye ve yazmaya devam edeceğiz.

    Kaynak: İrfan Donat - Monsanto... - Bloomberg HT

  8. #8
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    239
    Sayın Acemi Çaylak
    Ben kimseye sertifika alın demedim. Kapitalizim beni hiç ilgilendirmez. Ben toplumu ve ailemi zehirlemeyecek ürünlere bakarım. Organik tarımda olanlarla beraberim. Kaliteli, bol ürün istiyorum. Bunun işin elimden geleni yapıyorum. Benim için de olay bu kadar basit. İyi günler dilerim.
    acemi_caylak bunu beğendi

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1