Close

9 Sonuçtan 1 ile 9 Arası
Ağaç Şeklinde Aç8Beğeni
  • 2 Post By acemi_caylak
  • 2 Post By Remzi
  • 2 Post By Remzi
  • 2 Post By mavi yeşil

Konu: Fiziksel Mücadele Yöntemleri ve Çeşitleri

  1. #1
    Kurucu Üye acemi_caylak - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    3.826

    Fiziksel Mücadele Yöntemleri ve Çeşitleri

    Tarımda hastalık ve zararlılar ile mücadele, insanoğlunun binlerce yıllık tecrübeleri sonucu oluşmuş ve bunlardan bazıları hala ilk haliyle kullanılmaktadır. Örneğin; dayanıklı anaç üzerine aşılanan bir başka tür hem çevre şartlarına (kuraklık, don vs.) daha dayanıklı olmakta, hem de daha iyi ve daha kaliteli ürün vermektedir. İnsanoğlu’nun hastalık ve zararlılarla mücadelesi tabi ki tek başına aşılama değildir. Henüz kimyasal ve biyolojik preparatların keşfedilmediği dönemlerde kullanılan fiziksel mücadele yöntemleri hala günümüzde yaygın olarak kullanılan bir mücadele biçimidir.

    Fiziksel Mücadele; hastalık ve zararlıların yaşadıkları ortamların fiziksel özelliklerini değiştirerek zararlıları yok etmeye veya faaliyetlerini azaltmaya yönelik çalışmalar şeklinde özetlenebilir.

    Bu mücadele yönteminde zararlıların yakılması, doğrudan toplanması, sıcaklık etkisi ile öldürülmesi ya da davranışlarının bozulması, çevrelerinin bir dereceye kadar kendileri için uygun olmayacak koşullara çevrilmesi gibi işlemler yapılır.

    a) Yakma: Toplu olarak bir arada bulunan zararlıların bulundukları yerlerde alev makineleri ile yakılarak yok edilmeleri sağlanır.
    Ürünlerin depolanması sırasında depoların duvar, raf, çatlak ve yarıklarında saklanma olanağı bulabilecek depo böcek ve kırmızı örümceklerine karşı bu kısımların boş depolarda pürmüz ocağı vasıtasıyla alevden geçirilmesi depoya alınacak temiz materyalin bulaşmasını önleyecektir.

    Hasta bitki ve hastalıklı bitki artıklarını yakmak hastalık kaynağının azaltılmasında önemli bir uygulamadır. Kışın budama, sonbaharda hasattan arta kalan artıklar yakılarak zararlıların popülasyonları azaltılmış olur. (Burada kastedilen yakma anız yakma değildir.)

    b) Yüksek Sıcaklıktan Yararlanma:
    Yüksek sıcaklık birçok canlı ve zararlılar için öldürücü etkiye sahiptir. Yüksek sıcaklıktan yararlanma yöntemi farklı şekillerde uygulanır.

    •Sıcak Su Uygulaması: Yumru, kök, soğan gibi toprak altı organları ve çelik, fidan gibi bitki materyali üzerinde bulunan nematod, akar ve böcekler sıcak su içinde belirli süre tutularak yok edilebilir. Bitki materyalinin canlılığını sürdürebilmesi için suyun sıcaklığı iyi ayarlanmalı ve materyal su içinde gereğinden fazla tutulmamalıdır. Bu süre ve sıcaklık derecesi tohumun canlılığını kaybetmediği değerlerdir ve genellikle 50–55 °C’ de 15–30 dk en çok kullanılandır.

    •Sıcak Hava Uygulaması:
    Daha çok depolanmış ürünlerdeki zararlılar için kullanılır. Burada önemli olan sıcaklığın sabit kalması ve bu sıcaklıkta kalma süresidir. Bazı taze meyve ve sebzelerin dayanıklılığını arttırır. Örneğin patates ve tatlı patates 28–32 °C de 2 hafta tutulursa yaralar çabuk iyileşir ve bu yaralardan olan bazı mantari hastalıklar (Rhizopus sp.) ve yumuşak çürüklük bakterileri (Erwinia sp.) zarar veremez.

    Özellikle tohumla bulaşan virüs hastalıklarının öldürülmelerinde, bitki tohumlarını 70 °C’ de 2–7 gün sıcak havada bekletmek kullanılmaktadır.

    •Kaynar Su Uygulaması: Özellikle fidelik ve seralarda toprak yüzeyindeki zararlıların yok edilmesi için kullanılır. Toprağın 10 cm derinliğine kadar kaynar su, etkili olur.

    •Kızgın Su Buharı Uygulaması: Fidelik ve seralarda ekimden önce toprakta bulunan zararlıları yok etmek amacıyla kullanılır. Bu amaca yönelik geliştirilmiş buhar kazanlarından yararlanılır. Bu yöntemle birçok zararlı yok edilmiş olur.

    •Solarizasyon: Toprağın güneş sayesinde meydana getirdiği sıcaklık yardımıyla dezenfekte edilmesine solarizasyon adı verilir. Ayrıca son yıllarda seralarda ozonla yapılan solarizasyon yöntemi de kullanılmaktadır.

    •Soğuk Hava Uygulaması: Bitki hastalıklarının birçoğu düşük sıcaklıklarda gelişemez. Bu nedenle daha çok taze meyve ve sebzelerde hasat sonu çürümelerini önlemek için düşük sıcaklıkta depolama önerilmektedir. Bu amaçla bitkilerin donmadan kurumadan ve fizyolojik bozukluk oluşturmadan dayanabilecekleri en düşük sıcaklık derecesi uygulanır. Örneğin patates 5–8 °C de çürümeden daha uzun süre kalabilmektedir.

    c) Toplamak ve Yok etmek: Zararlıların yumurta, larva ve pupalarını veya ergin bireyleri toplamak suretiyle yapılabilir. Meyve ağaçlarının gövdelerine oluklu mukavva, çuval gibi materyaller bağlamak suretiyle elma iç kurdu gibi zararlıların kışlamak üzere burada toplanmaları sağlanarak kış sonuna doğru içinde bulundukları materyalle birlikte yok edilmesi ile zararlı miktarı oldukça azaltılabilmektedir.

    d) Zararlının Konukçuya Gelmesini Engellemek: Çit, hendek, yapışkan macun kuşaklar, çinko levhalar kullanmak suretiyle zararlıların bitkiye gelmelerini ve zarar meydana getirmelerini önlemek için yapılır. Hendekler, göç eden kanatsız böceklere uygulanabilir. Daha sonra hendek içersinden toplananların yok edilmesine çalışılır. Zararlıların bitkiye gelişleri yapışkan kuşaklar vasıtasıyla önlenebilmektedir. Böcekler yapışkan yüzeylere bacaklarından kanatlarından ya da tüm vücudu ile yapışmak suretiyle zedelenmektedir. Bu yöntemden kanatsız dişi böceklerin ilkbahar ya da sonbaharda yumurta koymak için ağaçlara tırmanmaya başladıklarında yararlanılmaktadır.

    e) Sesten Yararlanmak: Tarımsal zararlıları kaçırmak için yüksek dozda gürültü yapmak sıkça kullanılan yöntemlerden olmuştur ancak çevreye verilen zarar ve bu hayvanların zamanla bu seslere alışarak etkilenmemeleri görülmüştür.

    f) Tuzaklardan Yararlanmak: Biyoteknik mücadele yöntemleri arasında da sayılan bu yöntemde; ışık tuzakları, yem tuzakları, koku tuzakları böcekleri cezp etmek ve bu sayede yok etmeyi sağlayan araçlardır. Işık tuzakları olarak kızıl ötesi ve mor ötesinden yararlanılmaktadır. Bu sayede mısırda mısır kurdu zararı azaltılmıştır.

    Bazı tatlı ve kokulu maddelerin belli mesafelerden böcekleri çekebilmektedir. Feromon adı verilen bu cezp edici kokularla salkım güvesi ve iç kurdu mücadelesinde başarılı sonuçlar alınmıştır.

    Virüs hastalıklarını taşıyan böceklerin bu türlü tuzaklar yardımıyla cezp edilerek çekilmeleri için sarı polietilen plakalar kullanılmakta mücadelede önemli başarılar elde edilmektedir.

    g) Çevre Koşullarını Değiştirmek: Bu yöntemle zararlının yaşadığı ortamdaki koşulları kendileri için istenmeyen hale getirecek şekilde değiştirmek suretiyle zararlıyı yok etmek amaçlanmaktadır. Zararlılara karşı sıcaklığın azaltılması şeklinde uygulanması soğuk hava tertibatlı odalarda özellikle meyve sineklerine karşı uygulanan bir metottur. Depolanan meyve içi sıcaklığının 0 °C’ye kadar düşürülmesi ve bu sıcaklıkta 10 gün süreyle tutulması sonucu zararlının yumurtaları ve larvaları ölmektedir. İhraç edilecek narenciyelerin naklinde frigo firik nakil vasıtalarının kullanımı bu esasa dayanır.

    Aynı düşünce ile hastalıklarla da mücadele planlanabilmektedir. Sırıklara alınmış domateslerde sıra yönü önemlidir ve kuzey güney yönünde olurlarsa daha fazla ışık alırlar ve mantari yaprak hastalıklarından (Alternaria sp., Stemphylium sp.) korunmaktadırlar.


    Kaynak:
    1- http://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogr...yontemleri.pdf
    2- http://tr.wikipedia.org/wiki/Fizikse...8tar%C4%B1m%29
    Konu acemi_caylak tarafindan (06.01.2014 Saat 14:09 ) degistirilmistir.
    mavi yeşil ve gtatas bunu beğendiler

  2. #2
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    239
    Bu yazıda yazılanlara katılmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Zararlı mikro organizmalarla mücadele ederken faydalı mikro organizmalarıda düşünmek gerekiyor. Hasattan sonra anız yakılmasını artık hiç bir ziraatçı kabul etmiyor. Siz de bu alıntı yazınızda yakmaktan bahsediyorsunuz. Aslında çok daha büyük bir problemimiz var. Tarım işçilerimiz kimyasal girdilerle iyice fakirleşen topraklarımızı eski verimli haline nasıl getirebiliriz diye soruyor. Hatta perişan haldeler ve ne yapacaklarınıda bilmiyorlar. Bu işin uzmanlarına danışıyorlar ve hepsi de farkı çözümler üretiyorlar ama mağlesef netice alamıyorlar. Topraklarda organik madde bitmiş, pH değerleri bozulmuş ve toprak topral olma fasfını kaybetmiş durumda. Artık topraklarımızı eski verimli topraklarımıza dönüştürmenin şart olduğunu gerçeğini kabullenmeliyiz. Topraklarımızı organik maddesini zenginleştirmeli, pH değerini normal seviyelere getirmeli ve bitkilerin besin ihtiyaçları olan NPK ve iz elementleri doğal yollardan sağlamalıyız. Bunları yaptıktan sonra yetiştirdiğimiz bitkileri zaralılardan koruyarak istediğimiz sağlıklı ürünleri verim artışı da sağlayarak toptancının ve tüketicinin karşına çıkmalıyız. Benim düşüncem böyle diğer arkadaşlarımında görüşlerini görmek isterim.
    edelvays58 ve mavi yeşil bunu beğendiler

  3. #3
    Yeşil Sever Meymun - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Sep 2013
    Mesajlar
    331
    Tarımla ilgili pek bilgim yok. Bildiğim kadarıyla anız yakma eskiden beri uygulanan sonra karşı çıkılan ve şimdi desteklenen bir yöntem.
    Desteklenme nedeni Amazon yerlilerinin simsiyah toprakları. Bunu elde etmek için de sürekli bitki yakmaları sonucu karbonca zengin ve bunun sonucu bakteri yaşamının üst sevide olduğu siyah tarım toprakları. Bu yerlilerden görerek ve öğrenerek biochar şimdi toprak ıslahı için bol kullanılan madde. Havadan alınmış karbonun toprağa verilmesinin en kolay yolu anız yakmak. Yüzeysel sıcaklık artışı topraktaki bakterileri öldürmüyor. Daha sonra onlara mekan oluyor. Ve bitkiler karbonu sadece havadan almaz, topraktan da aldığından fotosentez için daha önceki nesilden mirastır topraktaki karbon.

    Acemi bu arada fiziksel mücadelede basınçlı ve boyalı su, tabanca, göz yaşı bombası, gaz bu tür ne önlem varsa atlamış.
    Sadece yabancı kaynaklardan yararlanmanın eksikliği işte budur.

  4. #4
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    239
    Anız Yakılması ve Zararları
    Anızlar Neden Yakılır:
    Hasat sonrası tarlada kalan bitki saplarını bir değeri olmadığı için; böcek ve diğer zararlıları yok etmek, çeşitli hastalıkları önlemek, toprak işlemede kolaylık sağlamak ve anızın çok kolay, çabuk ve masrafsız şekilde yok edilmesini sağlamak gibi gerekçelerle anızları yakmaktadırlar. Oysa modern tarım tekniğinde anız yakmak son derece yanlış olup, yakma sonucu meydana gelen zararları telafi etmek mümkün değildir.
    Anızların Yakılması ile Birlikte Şu Zararlar Oluşur:
    1-Bitkinin büyümesinde büyük önem taşıyan toprağın canlı üst kısmı yani organik maddesi de yanmaktadır. 2-Toprağın erozyona karşı dayanıklılığı azalmaktadır, oysa anız değerli olan toprağı su ve rüzgâr erozyonuna karşı korumaktadır. 3-En fazla toprak kaybı anız yakılan topraklarda meydana gelmektedir, en az toprak kaybının ise hasattan sonra anız yakılmadan gölge tavında sürüm yapılan tarlalarda olmaktadır. 4- Anızı yakılan toprağın su tutma gücü azalmaktadır. 5-Anız yakılması ile Kök Çürüklüğü ve Ekin Kurdu (Zabrusun) yok edilmesi mümkün değildir. Takip eden yıllarda kök çürüklüğü hastalığı artmaktadır. 6-Anız yakma ile toprağın doğal yapısı bozulmakta ve verimliliği düşmektedir. 7-Havayı kirletmekte ve yükselen dumanların özellikle yol kenarlarında görüş mesafesinin engellenmesi sonucu can ve mal kaybına yol açmaktadır. 8-Komşu tarlalardaki hasat edilmemiş ürünlere, traktörlere, meyve bahçelerine, bunların etrafındaki çitlere, telefon direklerine, civardaki yerleşim yerlerine, ortamda yaşamını sürdüren yaban hayatına ve özellikle ormanlara, koruluk ve ağaçlık bölgelere telafisi mümkün olmayan zararlar vermektedir.
    Anız Yangınlarının Ortadan Kaldırılması İçin:
    - Biçerdöverle hasattan sonra tarlada kalan saplar sap parçalama makinesi ile parçalanıp, parçalanmış saplar tırmıklarla toplanmalıdır.

    - Biçerdöverle hububat hasadı, toprak yüzeyine yakın yapılmalıdır, böylece kalan sap miktarı az olacağı için çürümesi ve mikroorganizmalar tarafından parçalanması daha kolay olacaktır. - Anızların daha çabuk parçalanıp organik maddeye dönüşmesini sağlamak amacıyla toprağa kalan sapın % 1’i kadar “Azot dengeleme gübresi” verilmelidir. - Yabancı ot ve haşereleri yok etmek için anızların yakılması yerine ilaçlı mücadele yapılmalıdır. - Anız parçalama makinesi ile anız parçalandıktan sonra ekim makinesi ile ekim yapılırken sapların ekim makinesi ekici ayaklarını tıkamaması için toprağı yararak çalışan balta ayaklı ekim makineleri yerine diskli ayaklar kullanılmalıdır. Anız Yakmak mahalli çevre kurulu kararınca yasaklanmıştır. Yasaklara uymayarak anız yakanlar hakkında 2872 sayılı Çevre Kanununun 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve Türk Ceza Kanununun 383 ve 526. maddesi uyarınca cezai işlem yapılmaktadır. Çiftçilerimiz geçim kaynakları olan topraklarına kendi elleri ile zarar vermemeleri ve kanunlar önünde suçlu duruma düşmemek için “Anızları Yakmamaları” gereklidir.
    gtatas ve mavi yeşil bunu beğendiler

  5. #5
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    Jun 2013
    Yer
    AMASYA
    Mesajlar
    435
    Zararlılarla mücadelede ziraat mühendisi pelit odununun külünün de kullanılabileceğini söyledi.

    100 litre suya 50 gram pelit odunu külünün katılarak elde edilen küllü suyun ağaçlara pompa ile atılabileceği bilgisini

    yeşil severlerle paylaşmak istedim.
    rise_com ve acemi_caylak bunu beğendiler

  6. #6
    Kurucu Üye rise_com - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Gaziantep
    Mesajlar
    3.151
    Sn.mavi yeşil
    siz denediniz mi? Pompanın ağzını tıkamadı mı?

  7. #7
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    Jun 2013
    Yer
    AMASYA
    Mesajlar
    435
    Ben de bu hafta sonu öğrendim.

    Eskiden deterjanların olmadığı dönemlerde çamaşır yıkarken kullanılırmış ya. O zaman da kazanın üstündeki duru su kullanılırmış.

    Ağaçlar için de aynı şekilde suyun külle karışımı sonucu üstte kalan duru su kullanılacağı için pompanın tıkanması söz konusu olamaz.

    Külün de kullanılması istenirse tülbentten süzülebilir.(ki ben de öyle kullanmayı düşünüyorum)

    Yalnız kül-su karışımında külün fazla olması durumunda bitkileri yakabileceği de göz ardı edilmemeli.

  8. #8
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    239
    BİYOAKTİV

    İçeriğindekisoftlaştırılmış kısa zincir organik asit(-RCOOH)ler:
    1-Mekanikefekt etkisiyle bitkiyi aktive ederken, bitki savunma sistemlerini de(SAR,ISR,HR) uyarır.
    2-Hücrezarını asitleyerek zarın esnekleşmesini sağlar. Esneyen hücre zarı zorunluolarak hücrenin büyüyüp bölünerek çoğalmasını sağlar.(Asit büyütme hipotezi)
    3-Turgorbasıncı artırır böylece stomaların açık kalması sağlanır. Kuraklık ve Tuzstreslerinde toleransı artırır.
    4-Hücreiçsel Oksin hormonu IAA in mitokondrizarına içten dışa doğru yaptığı H+protonuyla zarı esnekleştirme yi Biyoaktiv dıştan içe doğru yapar. Hücre içinde ön sentezbileşikleri ve ekspansin üretimini uyarır.
    5-Esneyenhücre zarında gözenekler de büyüyeceğinden mineral madde akışı kolaylaşır
    6-Kısazincir organik asitler hücre duvarından içeri sızabilir. Krebs ve Kalvin döngüsüne katılarak döngüyühızlandırır. Bitkide rejenaratif etki(Gençleştirme)Yapar. Meyve gözleriniyeniler, yaşam teşvik edicidir.
    Dokunun kendisiniyenilemesini maksimize eder Yeni hücre üretimini tetikler. Aşırı pigmentasyonve
    lekelenmelerde azalmalar,iç gözenek boyutlarında küçülme sağlar. Çiçek gözleri ve gözeneklerinde
    yüzeysel soyucu veaçıcıdır. Üst katmanlardaki hasar görmüş ve brikmiş hücre tabakasını soyar ve
    yeniler azalan canlılığıntekrar kazanılmasını sağlar. Gücünü yitirmiş dokuları canlandırır. Meyve
    lekelerinin yenidenoluşumunu ve ilerde oluşabilecek muhtemel lekeleri önler. Tüm organlarda
    rejenarasyon başlatır.
    7- Organik asitler metabolik yolaklara (Path Way)Sentezlerin başlangıç veya ara maddesi olarak katılırlar

    Biyoaktivbitkinin tüm fenolojk dönemlerinde rahatlıkla uygulanır. %100 organiktir.Kalıntı bırakmaz
    Uygulama dozu:100 lt suya 200 ml Biyoaktiv
    %100 ORGANİK VETEK BİYOLOJİK FUNGUSİT ÖZELLİK TAŞIR
    Çalışmamekanizması; İçeriğindeki kısa zincir organik asitleri mikro organizmanın hücreduvarından içeri sızabilir.
    a-Hücreduvarından içeri sızan( –RCOOH+) H+ İyonu ayrılarak proton pompalar. Hücrezarını esnetir . Genişleyen hücre zarı şişer ve patlar. Zararlı mikroorganizmanın stoplazma sıvısı da bitkiye besin maddesi olarak açığa çıkar.
    b-Zararlı mikroorganizma stoplazmasıvısının pH sı nötür (7) dir. Stoplazma içine sızan (-RCOOH) nınPka sı4-4,5tur hücreden içeri sızdığında stoplazmanın pH ını hızla düşürür. Mikro organizma yaşam sıvısının pHsini yükseltebilmek için tüm enerjisini harcar fungus etkisiz hale gelir.
    c- Ayrılmışanyon RCOO- ise hücre çoğalma mekanizmasındaki DNA sentezini bloke edip çoğalmave
    protein sentezini durdurarak fungusu etkisiz hale getirmektedir.
    Buiki mekanizmada fiziksel olup mikro organizmanını bağışıklık geliştirmesi mümkün değildir.
    Tümfungal etmenlerde mekanizma aynı şekilde çalışır.
    Kökbölgesindeki fungal etmenlere Fusarium, Verticulum ..vb damlamadan da/2 ltBiyoaktiv uygulaması hastalık etmenini durdurur. İletim demetlerine rahtçagirdiği için (Apoplas t veSimpoplast Yoluyla) Buradaki fungal etmenleri deetkisiz hale getirir. Kök bölgesinde zayıf asitler tuzlarıyla birleşerek tamponçözelti oluştururken pH da düşer yararlı mikro organizma lehine florayı düzenler.
    Yapraktanuygulanan Biyoaktiv ( 100 lt suya 200 ml )Biyotrofik organizmalardan Mildiyö,pas, kurşuni küf,külleme; zeytin halkalı leke ye karşı son derece etkilidir. Patlayan hücredenyayılan sitoplazma; DNA plazmid’le bitki, fungusu tanır gen aktivasyonuyla dahasonra çıkabilecek olan fungus etmenine karşı direnç oluşturur.(Sistamikkazanılmış dayanıklılık SAR) %100 organiktir. Çevreye, insan sağlığına, yararlımikro organizmaya, böceklere karşı hiçbir zararlı etkisi yoktur. Güçlü birköklendiricidir.
    Topraktanuygulamalarda; kök hücreleri asitlendiğinde, polar özellik taşıyan oksinhormonu bazik bölgeye doğru hareket eder. Biyoaktiv uygulamaları zirai ilaçkullanımını en aza indirir.
    Bunakarşın hasaddan önce uygulanan Biyoaktiv ilaç kalıntısını iyon değişimiylederinlemesine temizler.
    Hasaddanönce Biyoaktiv uygulamaları ürünün raf ömrünü uzatır. Sebze ve meyve uzun sürecanlılığını ve parlaklığını korur. Toprak altı uygulamalarında kayaçlaşmışfosforu çözerken ağır metalleri de bağlar. Demirle birlikte uygulandığındademir alımını hızlandırır. Toprak pH sını düşürür. Mikroorganizma ve enzimaktivasyonu sağlar.
    Doluyabağlı doku hasarını kısa sürede giderir. Açık yarayı hızlı bir şekilde fungusistilasına meydan vermeden kapatır.
    Yonca,fiğ gibi yem bitkilerine biçimden hemen sonra yapılacak uygulama küflenmeyidurdurur. İçeriğindeki kısa zincirorganik asitler yem kalitesini artırır.
    Biçimdenhemen sonra yapılan uygulamalar da açık yara kısa sürede kapanır. Kapananakadar bitkiyi enfeksiyonlara karşı korur.
    Silaj yapımında uygulananbiyoaktiv küf ve mantarlara karşı koruma sağlarken fermantasyonkalitesini de artırır. Bakteri uygulamalarının yerine veya birliktekullanılabilir. Bakteri aktivasyonunu artırır.

  9. #9
    Yeşil Sever debransati - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jul 2014
    Yer
    ordu
    Mesajlar
    71
    Çiçek saksilarinda küçük beyaz kurtçuk var ne yapmalıyım

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1