Close

11 Sonuçtan 1 ile 11 Arası
Ağaç Şeklinde Aç13Beğeni
  • 3 Post By denizakvaryumu
  • 2 Post By denizakvaryumu
  • 1 Post By denizakvaryumu
  • 1 Post By denizakvaryumu
  • 1 Post By denizakvaryumu
  • 1 Post By denizakvaryumu
  • 2 Post By denizakvaryumu
  • 1 Post By denizakvaryumu
  • 1 Post By Neferge

Konu: MEHMETÇİK ÇAMI - Ehrami çam

  1. #1
    Yeşil Sever denizakvaryumu - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    393

    MEHMETÇİK ÇAMI - Ehrami çam

    Vakıfköyü Seyit Ali anlatıyor:

    Malazgirt Savaşı sonrası ilerleyen, her gün bir yenisi eklenen topraklara, asalet katan Müslüman Türkün Tevhit mührünü basan öncü kuvvetlerin avcı kolundan bir askerin önüne işte bu mıntıkalarda 15-20 kadar gavur askeri çıkar, aralarında çıkan çarpışma sonunda orası düşman askerlerine mezar olur.

    Şimdi bile biz oraya gavur mezarlığı deriz.

    Mehmetçiklerden biri ise aldığı derin bir yara ile oradaki topraklara kanını akıta akıta çeşmenin başına varır, dermansız düşer, bayılır oraya. Yetişen arkadaşları bir süre sonra bulurlar onu. Ruhu henüz cesedinden çıkmamıştır. Ayın hilal hali, yıldızı ile Mehmetçik'in yanında sanki bir bayrak gibi aksetmiştir.

    Can havli ile tuttuğu küçük çam filizi avucunda öylesine biçimlenmiş bırakmıyor, dudaklarında inilti ile Allah Allah der. Biraz sonra arkadaşlarının kolları arasında Kelime-i Şahadet getirerek ruhunu teslim eder.

    Avuçlarının arasında çam filizi, bir kabın içinde donan alçı gibi şekil almıştır. Arkadaşları, rengi kırmızıya dönen çeşme ayağının içine akseden hilal ve yıldızın kenarına o çam filizini, baş ucuna gelecek şekilde elbiseleri ile beraber gömerler ve yollarına devam ederler.

    O küçük çam, yerdeki bu eşsiz manzarayı bir bayrak halinde göklere çıkarmak istercesine, dallarını sağa sola yaymadan öylece yükseklere çıkardı. Büyüdü, tohumlarını çevresine saçtı. Oldu bir orman.

    Bu ağaçların gövdesinden akan sakız dediğimiz göz yaşları kan renginde, pürçüklerinin arasından geçen rüzgar tüylerimizi diken diken eden şehitler senfonisi sanki..

    Ve Yunus'un sözlerinde ilahilerle nesilden nesile geliyor hikaye.. Sırtını ebediliğe dayamış, cesetleri unutulma çukurlarında çürümeyen, Rableri katında dirilerin abideleri ile dolu bu mekan Tavşanlı'nın Vakıf Köyü'nde...

    Bu abide çamların civarındaki diğer ağaçlar, bektiler hepsi bir bütünlük içinde, Mehmetçik'in eşsizliğini anlatırcısına oraya kümelenmişler. Ihlamurlar, şahane kokularını burarda hiç kimseden kıskanmıyorlar.

    Çoban çamları, yavrularını burada koruyorlar. Altın sarısı pürçükleriyle dünya botanik literatürüne geçmeye hazır isimsiz kahramanlar gibi, nadide mutasyonlar, hep burada Mehmetçik Çamı'nın çevresine gelip yerleşmişler.

    Dünyadaki meşhur bilim adamlarına nev'i şahsına münhasır özellikleri ile ziyaretgah haline gelen bu ormanımızdaki ağaçlardan birini ilk gördüğünde heyecanlanan Belçikalı Yelene istavroz çıkararak aynen şunları söyledi:

    Allah inanan insanlar Allah'a şükrün borçlarını ödemek için gelip bu ağacı tavaf etmelidir. Sonra buralara kadar felçli haliyle çamımızı görmeye gelen kocasını sırtına aldı, gözyaşları ile tavaf ettiler ve akabinde dediler ki;

    Yalnız bu ağaç Türkiye için bir hazinedir.? İşte bu hazinemizi her sene ziyaret etmeye gelen, yüzlerce bilim adamının müşterek arzusu, bu tabiat harikalarının özenle korunması.

    Mehmetçik Çamlarını kesme bahtsızlığına yakalananlarının hepsinin müşterek akıbeti, intihar. Bu bir rivayet değil, istatistiki bir sonuçtur.
    Seyit Ali Amca'ya ve Vakıf köylülere, bu çamları kesenlerin hallerini sorduk, bakın neler söylediler:

    - Mahzar Osmanlık olur.
    - Bir daha uyuyamaz.
    - Ailesinden birine sara gelir.
    - Onmaz.
    - Titrek olur (devamlı eli ve ayağı titrek, yemek bile yiyemez.)
    - Hayvanları ölür, evi barkı yanar. - İflah olmaz. - Ölüsünü toprak bile kabul etmez.

    MEHMETÇİK ÇAMI EFSANESİ - Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Kültür Portalı
    Konu denizakvaryumu tarafindan (05.03.2014 Saat 09:11 ) degistirilmistir.
    dalya35, mavi yeşil ve Neferge bunu beğendiler

  2. #2
    Yeşil Sever denizakvaryumu - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    393
    Mehemetçik çamı yani ehrami çam...Anadolu'nun endemik kaybolan çamlarından...

    Bahçesi olan arkadaşların bu çamdan satın alarak üretimine katkı vermeleri, bu çamın kaybolmasını engelleyecektir...
    mavi yeşil ve Neferge bunu beğendiler

  3. #3
    Yeşil Sever denizakvaryumu - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    393
    http://www.google.com.tr/url?sa=t&rc...1FlYDVi-11kqAA

    NESLİ
    TEHLİKEDEKİ AĞAÇ: EHRAMİ KARAÇAM (PİNUS NİGRA SSP. PALLASİANA VAR. PYRAMİDATA)
    The Ehrami Black Pine
    Pinus nigra ssp. pallasiana var. pyramidata: A Tree To Become Extinct
    Ülkü ESER ÜNALDI
    Türkiye’de 3000 kadar endemik bitki türü bulunup, endemizm oranı %30 civarındadır. Endemik bitkilerimizden biri de Anadolu Karaçamın bir varyetesi olan Ehrami Karaçam (Pinus nigra ssp. pallasiana var.pyramidata)dır.

    Varyetenin dünya üzerindeki do
    ğal ve en yoğun yayılış alanı Kütahya ili Tavşanlı ilçesine bağlı Vakıfköy’dür.

    Ancak alanda çe
    şitli sorunlar vardır. Nitekim 1999 yılındaki arazi çalışmalarında sahanın ökse otları ile kaplandığı dikkati çekmiştir. 2002’de yapılan arazi çalışmalarında ise ökse otlarının temizlendiği gözlemlenmekle birlikte, bu kez de yer yer kuruma ve devrikler saptanmıştır.

    Bu nedenle önemli biyolojik zenginliklerimizden olan Ehrami Karaçam
    ın korunması ve gerekli önlemlerin alınması neslin devamı için kaçınılmazdır.
    Neferge bunu beğendi

  4. #4
    Yeşil Sever denizakvaryumu - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    393
    ...Bunlardan çalışmamıza konu olan Ehrami Karaçam ilk kez Acatay tarafından Kütahya Tavşanlı Vakıfköy civarında tespit edilerek “Pinus nigra ssp. pallasiana var. pyramidata (Acatay) olarak isimlendirilmiştir (Acatay. 1956). Daha sonra yapılan araştırmalarda varyetenin Kütahya’ya bağlı Dulkadir, Karakişi, Çukurca, Merkez Kozluca, Esatlar, Aydıncık, Kızık, Çerte, İkibaşlı, Pullar ve Yeniköy yerleşim yerleri civarında 980–1350m ler arasında da yayılış gösterdiği saptanmıştır (Yücel, 1995). Bu alan dahilinde türün en yoğun olarak bulunduğu yer Vakıfköy civarıdır (Şekil. 1). Ayrıca Kastamonu civarında Kilisecik sırtı mevkiinde iki adet, Oyrak deresi mevkiinde 10-15 adet ve Geyrek mevkiinde de bir adet olmak üzere Ehrami Karaçamlar tespit edilmiştir (Karadağ 1999).

    http://www.google.com.tr/url?sa=t&rc...1FlYDVi-11kqAA
    Neferge bunu beğendi

  5. #5
    Yeşil Sever denizakvaryumu - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    393
    Kütahya Tavşanlı'da Dünyanın tek piramidal karaçam ormanı haberi

    Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde bulunan ve ''dünyadaki tek piramidal (piramit biçiminde) karaçam ormanı'', çevre dostlarının ve gen ormanı niteliğiyle de bilim insanlarının dikkatini çekiyor.

    İlçe merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Vakıfköy yakınında bulunan orman, 1993 yılında ''tabiat koruma alanı'' olarak tescil edildi ve ''ehrami karaçam'' ya da ''Mehmetçik ormanı'' olarak anılıyor.

    Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Bölümü Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ülkü Eser Ünaldı, AA muhabirine, karaçamın alt türleri olan Anadolu karaçamı, ebe karaçamı, büyük kozalaklı karaçam ve ehrami karaçamın Türkiye'de mevcut olduğunu söyledi.

    Vakıfköy yakınındaki ormanda araştırma yaptığını belirten Prof. Dr. Ünaldı, ender görülen üç türü barındıran bu ormanın doğal haline bırakılmasından öte çalışmalar yapılması gerektiğini bildirdi.

    Doğal olarak korunan ormana statüsünden dolayı müdahale edilemediğini, ot istilası, kurumalar, Kar yüzünden devrilmelerle ilgili çalışma yapılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ünaldı, şunları kaydetti:

    ''Ehrami karaçamlar başta yöre halkı olmak üzere Türkiye ve dünyaya tanıtılmalıdır.

    Geniş kapsamlı bir iş birliğiyle tanıtım yapılabilir ve ortak projeler üretilebilir. Ehrami karaçamların hem yavaş büyüdüğü hem de kerestesi değerli olmadığından ekonomik bir değeri bulunmadığı düşünülebilir.

    Ancak estetik bir Ağaç olduğu için park ve bahçe süslemelerinde kullanılarak ekonomik bir değer kazandırılabilir. Bu saha, ehrami karaçam, ebe karaçamı ve Anadolu karaçamının yan yana bulunması nedeniyle son derece önemlidir.
    Bu nedenle alana özgü envanter ve amenajman planı yapılmalı, saha kesin olarak korunmalı ve neslin devamını tehlikeye sokacak yangın ve benzeri olaylar için alınacak önlemler artırılmalıdır. Dikim yoluyla da doğal ortam desteklenmelidir.''

    -Tarlalarını kullanamadıkları için göç etmişler-

    Vakıfköy Muhtarı Himmet Uslu ise;
    ehrami karaçam ağacının sakızının, kan gibi açık kırmızı olduğunu dile getirdi.
    Ormanın dünyada eşinin bulunmadığını 1980'li yıllarda öğrendiklerini ifade eden Uslu, ''Otobüslerle bilim insanları ve orman yetkilileri geldi.
    Buraya hayran kaldılar. Fotoğraflar çektiler.
    Biz onlara efsanemizi anlatınca da gözleri yaşardı. Böyle bir efsanenin koruduğu ormanın bir hazine olduğunu söylediler. Sonra bu ağacın filizlendiği tarlalarımızı terk etmeye başladık. Sonunda çoğu Aile, ilçe merkezine göç etti. Şu anda 7 hanede 20 civarında insan yaşıyor'' dedi.

    Köy İhtiyar Heyeti Üyesi, Tavşanlı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Efe de ehrami karaçamın, Kütahya'nın çini, seramik ve linyit kömüründen sonra en değerli varlığı olduğunu belirtti.

    Tavşanlı Orman İşletme Müdürü Suat Göksel Gökçayır da ormanın Milli Parklar Genel Müdürlüğüne ait olduğu için doğal haliyle korumak dışında bir çalışma yapamadıklarını bildirdi.

    Kurum ve kuruluşların iş birliğiyle alanın tanıtılması için projeler üretebileceğini anlatan Gökçayır, ''İki karaçam alt türünün yan yana olması, özellikle genetik alanında hayret uyandırıyor'' diye konuştu.

    -Ormanın özellikleri-

    Piramidal karaçam, Orman Genel Müdürlüğünün internet sitesinde, ''uygun ortamlarda 25 metre boya ulaşabilen, silindir veya piramit görünüşlü, çok dallı bir ağaç'' olarak tanımlanıyor.

    Dalları eğri olup yukarı doğru yükseldiğinden ehrami serviye de benzeyen ağacın, iğne yapraklarının 5,5-12 santimetre arasında, asıl karaçam yapraklarından daha kısa olduğu belirtiliyor.

    Dallarının parlak mavimsi yeşil renkte, kozalaklarının ortalama 54 milimetre uzunlukta olduğu, 685 hektarlık ormanın 293 hektar alanında ehrami karaçamlar yoğun olarak bulunuyor.

    Burasının, ''nesli tehlikeye maruz kalan endemik ehrami karaçamların dünya üzerindeki tek doğal ve en yoğun yayılış alanı'' olduğu kaydediliyor.

    -Kutsal sayılıyor-

    Yurt içi ve dışından çok sayıda bilim insanının inceleme yaptığı orman, halk arasında asırlardır anlatılagelen efsaneden ötürü adeta kutsal sayılıyor. Kozalağı yakılmayan, bir dalı bile kesilmeyen ağaçlarla ilgili efsane, ormanın asırlardır korunmasındaki en önemli etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor.
    Köylüler, ormandan ağaç kesenin ''Mazhar Osman'lık olacağına (delireceğine)'', ''bir daha uyuyamayacağına'', ''ailesinden birinin sara hastalığına yakalanacağına'', ''dertlerine şifa bulamayacağına'', ''titrek olacağına'', ''hayvanlarının telef olacağına'', ''evinin yanacağına'', ''iflah olmayacağına'', ''cenazesini toprağın bile kabul etmeyeceğine'' inanıyor.

    -Ormanla ilgili anlatılan efsane-

    Köylülerin anlattığı efsaneye göre, 1071 yılındaki Malazgirt Savaşı sonrası Anadolu'nun batısına doğru ilerleyen Türk askerleri, Vakıfköy civarında 15-20 kişilik düşman askeriyle karşılaşır.

    Düşmanı mağlup eden askerlerden biri ağır şekilde yaralanır ve çeşmenin yanına ulaştığında yere yığılır. Bir süre sonra arkadaşları tarafından son nefesini vermeden bulunan Türk askeri, elinde tuttuğu küçük çam filiziyle Kelime-i Şehadet getirerek şehit olur.
    Şehidin avucundaki çam filizi, bir kabın içinde donan Alçı gibi şekil alır. Arkadaşları, şehidin cenazesini çeşmenin yanında toprağa verip baş ucuna elindeki çam filizini dikerek yollarına devam eder.
    O filiz, yukarı doğru dik şekilde yükselerek büyür ve zamanla çevresinde orman oluşur.

    Kütahya Tavşanlı'da Dünyanın tek piramidal karaçam ormanı...
    Neferge bunu beğendi

  6. #6
    Yeşil Sever denizakvaryumu - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    393
    ehrami çamın
    kırmızı sakızının

    sağlık
    yönünden araştırılması gerekir diye düşünüyorum...

    Çünkü;

    ================================================== ================



    Sangre de Drago ya da Dragon's Blood olarak da bilinen Ejderha Kanı, Amazon ormanlarında yetişen Croton Lechleri ağacından elde ediliyor.
    İçeriğindeki doğal özlerin C vitamininden 20, E vitamininden ise 50 kat daha etkili bileşenlere sahip olduğu Ejderha Kanı, çağın en zengin antioksidan kaynağı olarak kabul ediliyor. .

    CROTON LECHLERİ AĞACI PERU DEVLETİ'NİN KORUMASI ALTINDA

    Nesli tükenmekte olan ağaç türlerinden biri olan Croton Lechleri, Peru Devleti'nin koruması altında. Doğal reçine Ejderha Kanı, Peru Devleti'nin kontrolü altında, kurallarla belirlenmiş özel yöntemlerle ağaçtan alınabiliyor. Ağaca zarar vermeyen bu yöntemlerde özel kesiler ve enjeksiyon işlemi gerçekleştirilerek, ağacın reçinesi çekiliyor.
    Rengi ve kıvamı sebebiyle bölge yerlileri tarafından 'kana' benzetilen bu özel reçine, bölgede yüzyıllardır pek çok cilt probleminde şifa olarak kullanılıyor.
    Yüzyıllar boyunca, bölge halkı tarafından pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan Ejderha Kanı'nın bir damlasında, 3 elmanın içerdiğinden daha fazla antioksidan olduğu biliniyor. Ejderha Kanı reçinesi, bilinen en yüksek antioksidan değerine sahip doğal bitki özü olarak kabul edilmekte

    Hollywood yıldızlarının güzellik sırrı 'Ejderha Kanı'-Sabah - 05 Kasım 2013
    Neferge bunu beğendi

  7. #7
    Yeşil Sever denizakvaryumu - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    393
    Ejderha Kanı, doğal bir ağaç reçinesi olup “Sangre de Drago” veya “Dragon’s Blood“ olarak da bilinir. Bu reçine, Güney Amerika’nın Amazon yağmur ormanlarında yetişen orta boy ağaç olan Croton Lechleri’den elde edilmekte.
    Vahşi, amazon ormanlarında elde edilen bu değerli reçine tamamen doğal veorganik’ tir.
    Koyu kırmızı kıvamında olan bu reçinenin kendine has karakteristik, çok keskin ekşimsi bir kokusu vardır. Ejderha Kanının bu keskin kokusu çok yüksek anti-oksidan değerinden kaynaklanıyor.
    Bu değerli reçine insan kanı kıvamında olup renk olarak da çok benzemekte.

    Mucizevi doğal KAN cilt için mükemmel


    Ejderha Kanı reçinesinin iyileştirici ve tedavi edici gücü Amazon yağmur ormanlarının yerli kabileler tarafından yüzlerce yıldır bilinmekte ve cilt için en etkili bitkisel madde olarak kabul edilmekte.
    Bir çok klinik ve bilimsel araştırmalar Ejderha Kanı reçinesinin cilt problemlerinde etkili olduğunu göstermekte.
    Amazon ormanındaki yerliler, bu reçineyi yüzyıllardır kanamaları durdurma da, yaraları dezenfekte etmede ve her tür cilt sorunlarını iyileştirmede kullanmakta. Bu yöredeki kabilelerce, deri sıyrıkları, yara ve kesikler, yanıklar, ağız ülseri, böcek ısırıkları, egzama, sedef, akne, sivilce, dudak uçuklarına ve daha başka rahatsızlıklara karşı Ejderha Kanı, lokal ve oral olarak kullanılmakta.
    Ejderha Kanı reçinesi cilt için eşsiz bir madde olduğu içerdiği aktif maddeler, Dimethylcedrusine adlı bir Lignan, Taspi ve Protoancianidinas ( antioksidan ) adlı Alkaloid sayesindedir.
    Hidrokolorid ve Alkaloid Taspi maddesi, yara iyleştirici, anti-enflamatuar ve anti-bakteriyel özelliklere sahiptir. Birçok klinik ve bilimsel çalışmalar bu Taspi maddesinin yaraların iyileşme hızını 4 kat arttırdığını ve cilt hücrelerinin yenilenmesini desteklediğini göstermekte.
    Ejderha Kanı‘nın İçerdiği anti-enflamatuar, antiseptik, yara iyileştirici ve hücre yenileyici özellikleri sayesinde birçok cilt problemi için iyi geldiği görülmekte.
    Son yıllarda yapılan araştırmalar bu reçinenin değerli bir kozmetik maddesi olduğunu kanıtlamıştır. Ejderha Kanın çok yüksek “Antioksidan” özellikleri keşif edildikten sonra kozmetik sektörü bu reçineyi daha derin araştırıp cilt için çok daha fazla mucizevi etkisinin olduğunu görmüştür.
    Bir damla Ejderha Kanı üç tam elmadan daha fazla doğal Antioksidan içerir.
    Ejderha Kanı bileşenlerinden olan Protoancianidinas Alkoloid bilinen C vitamininden 20 kat, E vitamininden 50 kat daha tesirli olması bu reçineyi mükemmel doğal bir anti-aging maddesi yapmakta.
    Ejderha Kanı Nedir?
    Neferge ve mavi yeşil bunu beğendiler

  8. #8
    Yeşil Sever denizakvaryumu - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    393
    Ejderha Kanı Nedir?
    Eklenen Resim Ön İzlemesi Eklenen Resim Ön İzlemesi   
    Neferge bunu beğendi

  9. #9
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    Dec 2013
    Yer
    Akhisar
    Mesajlar
    27
    Çok teşekkür ederim Sayın denizakvaryumu.


    Usun süre önce Simavdan Hisarcığa kestirme yol sormuştum.Tarif ettikleri, dağlardan geçen toprak yoldan ine çıka giderken, diğerlerinden farklı bu ağaçları görmüştüm.

    Demekki telefon direklerini bu ağaçlardan yapıyorlar diye düşünmüştüm.

    Aynı ağaçlardan olabilir veya olmayabilir.


    Ama sayenizde ,böyle bir ağacın varlığını öğrenmiş oldum.
    denizakvaryumu bunu beğendi

  10. #10
    Yeşil Sever
    Üyelik Tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    12
    kaybolmasın ya. bukadar boş arazi bağ bahçe var bunu niye dikmiyolar

  11. #11
    Yeşil Sever kenan - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2014
    Mesajlar
    27
    Bu çamın resmi var mı ?

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1