Close

14 Sonuçtan 1 ile 14 Arası
Ağaç Şeklinde Aç62Beğeni
  • 6 Post By Uzaylı
  • 8 Post By Uzaylı
  • 7 Post By Uzaylı
  • 8 Post By Uzaylı
  • 8 Post By Uzaylı
  • 3 Post By gtatas
  • 2 Post By Uzaylı
  • 5 Post By Uzaylı
  • 4 Post By Uzaylı
  • 5 Post By Uzaylı
  • 2 Post By gtatas
  • 1 Post By Uzaylı
  • 2 Post By derma
  • 1 Post By rise_com

Konu: Bir Artezyen Kuyusu Açtırma Hikayesi

  1. #1
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.746

    Bir Artezyen Kuyusu Açtırma Hikayesi

    BLOGUMDAKİ YAZIMI AYNEN AKTARIYORUM: EYLÜL 2010

    Çok koşturmakta olduğumuz için buradan gün gün anlatamadım. Elimden geldiğince aşama aşama görüntüledim, fotoğraflarını çektim. Bir hafta boyunca her gün bahçeye gittik ( henüz tarlaya ) ve Cumartesi akşam üzeri kuyu işi bitti ve suyu gördük. Pazar günü annemlerde, teyzemler, annemler hep beraber video olarak izledik. Teyzemler, arkadaş çevresi, komşular bayağı hevesli, herkes bizde alalım diyor. Köydekiler ise dalga geçiyor. "Bizim gözümüz şehirde, sizin gözünüz burda" diye... Ama köyün bitişiğinde bizim gibi yazlık niyetine gelenler yeni bir mahalle oluşturuyor.

    Önceden keşfe geldiklerinde Zeytin dalıyla tahmin ettikleri suyun yerine yanaşıp, yanına 1,5 2 m. derinlikte genişçe bir çukur açtılar. Bu çukur devir daim çukuru imiş. delme işi sırasında çukura kil boşaltıp yoğun çamur sayesinde matkapla kırılıp ufalanan taşlar yüzeye çıkarıldı.











    Matkap delme işlemine başladı;



    Matkap delerken aynı zamanda su devirdaimi yapılıyor;



    Eşim işin başında neler yapıldığını takip ediyor.



    Köy bakkalı Nedim abi'den artezyenciler tankerle su getirtti.artezyen işi bitimine katar 10 tanker ( 30 ton ) kadar su gitti. 450 Tl. suya verdik. Kendisi ile bu vesile ile tanışmış olduk. Kendisinden bilgi bakımından oldukça faydalandık. Eşimle iyi dost olacaklar gibi...



    İşte matkap bu



    İşin başından sonuna sadece ikinci gün hariç kızımla bizde vardık.Eşim bizim olmadığımız gün sıkılmış.Biz de bir daha onu yalnız bırakmadık. Artezyenciler büyük bir pazar şemsiyesi ve tabureler koymuşlardı biz şemsiye altından onları izledik.



    Borular önce 140'lıktı ( et kalınlığı 6,5 mm.)eşim beğenmedi, artezyenci ile aralarında anlaşmazlık ve biraz tartışma yaşandı .Siz siz olun bazı şeyleri netleştirmeden işe başlamayın.Sonunda eşim malzeme masrafı bana ait ben metre başına delme ücretini öderim deyip tatlıya bağladılar.ve gördüğünüz borular değişti.Firmadan 175'lik ( et kalınlığı 8 mm. ) borular geldi. Firma sahibi boruları bizzat getirmiş, sen bunları ne yapıcaksın çok büyük arazi mi sulama yapacaksın dedi. Eşim de bu işler bir kere olur oldu mu iyisi olsun ileride ne olacağı belli olmaz diye konuyu kapattı.



    Kuyunun en dibinde bu huni gibi kapalı bir boru ağzı takıldı.



    Kızım babasını ve çalışanları izliyor.




    Konu Uzaylı tarafindan (26.07.2013 Saat 13:08 ) degistirilmistir.
    gtatas, mrDuran, derma ve 3 kişi daha bunu beğendi

  2. #2
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.746
    Sanırım altıncı gündü. Sabah dokuz civarı tarlaya geldik. Artezyencinin oğlu delikanlıda bir telaş vardı. Babasını telefonla aramış ki kısa bir süre sonra adam telaşla arabasını yanaştırdı. Bir paniktir izliyoruz. Biraz uğraştılar derken adam bize açıklama yaptı. Matkapla iki delme borusu kuyunun içinde kalmış, 50 küsur metre derinlikte. O gün çok uğraştılar bir türlü kurtaramadılar.Çok yoruldular,adeta perişan oldular. Borular yeniden bağlandı. Kurtarılamadı. Kaynak yatılar v.s. Bir borunun dişli kısmı kırılmış.Yeni yatak açtılar. derken daha bir sürü uğraşırlarken hava karardı. Beni görmelisiniz izlerken sürekli dua ediyorum. Allah'ım yardım et diye.Hem onlara hem bize yazık. "Kurtulmazsa ne olur dedim." İçeride 5000 Tl. değerinde matkap ve borularım var. Vazgeçmek zorunda kalırsak yanına sıfırdan kuyu açmamız gerekecek demek. Biz oradan ayrılırken halâ kurtaramamışlardı. Ve Müjde, ertesi gün tarlaya gediğimizde matkap yorgun bir canavar gibi yerde yatıyordu. Gözlerimi kocaman açmışım "kurtardınız mı dedim". Komik görünüyordum herhalde eşimde, adam da güldü. Ama kim olsa sevinirdi. Hepimiz strese girmiştik. Bu bizim bir hafta daha sürekli gitmemiz demek, boşa giden benzin v.s. masrafları.Onlar için de maddi zarar.



    Kuyuya kompresörle hava basılıp su harmanlanıp çamurlu su yüzeye atılmak suretiyle temizleniyor.



    Devir daim çukuru o an çok tehlikeliydi. Çünkü yoğun çamur dolu bataklık olmuştu. Kızım uzakta şemsiye altında oynuyordu. Hiç yanımızdan ayırmadık.



    Su tankerinin sonuncusu gitti. Artık çamurla işimiz bitti.



    Sular fışkırmaya başladı. Sonrasını görmeliydiniz. Bir süs havuzu gibi, kabarıp coştu. Bazen fazla coştu hepimiz kaçıştık.



    Yaklaşık 2 saat kompresör çalıştı. Bize göre daha 2 saat çalışmalıydı. Ama mazot bitti. Bu kadarı da kâfi zaten dediler. Mazotu biz almıştık. En başında 600 lt.lik mazot parası verdik.

    suyumuz 35 metreden ve 55 metreden iki yerden besleniyor. Biz 60 metre deldirdik. Birkaç metre de borular yerleştirilirken çökme ihtimali için kendileri deliyorlar. Çünkü eşim ben çökme anlamam 60 metre ise 60 metre boru sığmalı dedi ve öyle oldu.Zaten onlar da ihtimalleri düşünerek birkaç metre de bizden diyormuş. Aklınızda olsun.


    Kuyunun Maliyeti:
    Mazot ve Nakit+ Kompresör= 2.550 TL.
    40 m 175'lik Düz boru 40*17= 680 TL.
    20 mt 175'lik Delikli boru 20*18= 360 TL.
    Nakliye= 30 TL.
    Bahsettiğim huni gibi 175'lik Dip boru= 50 TL.
    3 Torba Kil= 30 TL.
    3.400 kg. Çakıl= 130 TL.
    Çakıl Nakliye= 50 TL.
    Kepçe= 100 TL.
    10 Tanker su ( 30 ton )= 450 TL.
    Daha sonra kuyu muhafazası yaptırdık= 55 TL.
    Toplam Maliyeti= 4.485 TL.


    Not: Biz bir şeylerini görmedik. Ama önceden bu işin hilelerinin çok olduğunu bilir kişilerden öğrendik. Her gün başına gittik. Ve en önemlisi eşim boruları ben olmadan asla yerleştirmeyin yoksa hepsini sökmenizi isterim diye baştan anlaştı. Dediğim gibi bir şeylerini görmedik. İş bitince alacak verecek kalmadı. Helâlleştik.


    acemi_caylak, derma, gtatas ve 5 kişi daha bunu beğendi

  3. #3
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.746

    Kuyudan Sonra Ne yaptık?

    Ekim 2010

    Kuyu işi bittiği gün ben çukuru bir şekilde kapatalım, içine insan ya da bir hayvan
    düşmesin dedim. Bu tarafa gece vakti gelen olmaz deseler de ben uyuyamam birşeyler yapmam lazım dedim. Tarlanın bir kenarına söküp çıkardığımız yabani otları temizlemiştik ve çukura doldurmaya başladım. Eşim doldurmaya devam etti ben de bir aydır bitiremediğimiz yabani otları sökmeye devam ettim. Toprak sert ve hepsi ağaç gibi olduğu için uzun sürüyor. Yani halâ biraz var.





    Birkaç gün sonrası da birşeyler yapalım boş durmayalım dedim; kalktık bayındıra Kuyu muhafazası araştırmaya sanayide yaptıracaksınız dediler. Gittik İzmir'den şu fiyata getiririz dediler, kalsın dedik. İki gün sonra eşim İzmir 1. sanayi de 8 inç - 70 cm boyunda galvaniz boru kestirdik. Bir tarafına flanş denilen kapak aldık, borunun bir tarafına üç dört yerinden punto yaptırdık. Diğer tarafına 20 cm kadar içeride dıştan iki adet 50 şer cmlik kalın demir kaynak ettirdik. Maliyeti 55 Tl.



    Kuyu üzerine monte etmeden önce ben evden antipas boya, tiner, fırça v.s. malzeme götürdüm tarlada bir güzel boyadım.



    Eşim kuyunun etrafına beton dökebilmek için kenarlarını yeterince açtı. 1m2 kadar.



    O gün ben eşimin çırağı idim; kendisi tarladan iri taşlar toplarken benden bir miktar mıcırı açtığı çukura döşememi istediği gibi döşedim. Su terazisini evde unutmuşuz. Su dolu şişeyle bir şeyler yapmaya çalıştı. Betonu dökmeden önce, eşim güneş enerjisi borularının etrafında kaplı olan süngerlerden bir parça getirmiş onun borunun dibine dayadı ki artezyencilerin tembihlediği gibi borunun etrafındaki çakıl yerleşip yukarıdan eksildikçe sonradan ilave edebilelim diye. Bu çok önemli imiş.



    Gelirken aldığımız inşaat çakılı, kum ve çimentoyla su ekleyip, harç hazırladı. Tıpkı kek yapar gibi (kadın gözü ile bakınca benzetmeye bakın )





    Eşime beton dökerken toprak kenarlara niçin iri taş döşediğini sorduğumda beton toprakla ne kadar az temas ederse daha dayanıklı olacağını söyledi.



    Kuyu için mutlaka yuvarlak çakıl kullanmak gerekli imiş. İnşaat çakılının farklı olduğunu sonradan fark ettim.











    Halil Önen, acemi_caylak, rise_com ve 4 kişi daha bunu beğendi

  4. #4
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.746
    Eşim o gün kuyunun etrafını temizleyip, açığa çıkardı. 1 tonluk depoları ölçüp, kalıp çakmaya başladı ama zaman yetmedi. Öğlen bahçeye gidince fazla iş yapamadık. Kuyuyu öylece açıkta bıraktık.

    isim:  330.jpg
Görüntüleme: 7461
Büyüklük:  62,2 KB (Kilobyte)

    Eşim başka bir gün 2 adet su deposunu koyabileceğimiz platformun zeminini hazırlamaya başladı. Su depolarından birisi kuyunun üzerinde, diğeri yanında olacak ve altına da jeneratör koyulacaktı.

    isim:  342.jpg
Görüntüleme: 5483
Büyüklük:  57,2 KB (Kilobyte)

    Terazi ile düzlüğünü ayarladı. İnşaat çakılı uzakta olduğundan, kova ile defalarca taşımak zorunda kaldı.

    isim:  343.jpg
Görüntüleme: 5584
Büyüklük:  69,2 KB (Kilobyte)

    Direklerden artan tüm çimento bitene kadar çalıştı. İşte sonuç. Bir sonraki bahçeye gidişimizde, bir torba daha çimento alınacak.

    isim:  344.jpg
Görüntüleme: 5577
Büyüklük:  50,4 KB (Kilobyte)

    Bir daha ki gidişimizde de, eşim kuyunun üzerine su depolarını koyacağı platformun zemin betonunu tamamladı.

    isim:  366.jpg
Görüntüleme: 5157
Büyüklük:  50,9 KB (Kilobyte)
    gtatas, Halil Önen, mrDuran ve 5 kişi daha bunu beğendi

  5. #5
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.746
    Kuyu muhafazasının yanında bir delik görüyorsunuz. Bu çok önemli..! Kuyuya giden ve muhafaza altında kalan delikten sık sık yuvarlak çakıldan kuyuya gönderiyoruz. Eğer bunu yapmaz isek, gelen suyun yatak açması sonucu zamanla çökmeler olur ve kuyunun ömrü kısalır. Çakıllama yapılınca borular dışındaki boşluklar doldurulur ve sızan su delikli borulardan içeriye dolar. Su motoru ya da dalgıç pompa yardımı ile su yüzeye çekilir.

    Devam edecek...
    gçakar, derma, Fakir ve 5 kişi daha bunu beğendi

  6. #6
    Fahri Üye
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    857
    Sayın uzaylı bari geceleri uyuyun ya gündüz cimcime kız ve bahçe işleri maşallah diyorum başkada bir şey demiyorum.Paylaşım için teşekkürler.
    Uzaylı, derma ve gçakar bunu beğendiler

  7. #7
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.746
    Yukarıdaki mesaja denk geldikçe gülümsüyorum. O zaman aceleyle cevap verememiştim. Sonrasında da ne diyeceğimi bilemedim. Teşekkürler sayın gtatas.
    gçakar ve gtatas bunu beğendiler

  8. #8
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.746

    18 Mart 2011 de Dalgıç Pompa Suya İndirildi

    O zaman yazdığım yazımı aynen aktarıyorum;

    Firma o gün geleceklerini söylemişti,; ama dışarıda şakır şakır yağmur yağıyordu. Evde hazırlanıp, telefon etmelerini bekledik. Telefon gelir gelmez de yola çıktık. Bizden yarım saat önce varmışlar. Meğer bizi o tarafta oturuyoruz sanıp geç aramışlar. Köy meydanında buluşup, iki araba bahçenin yolunu tuttuk. Yollar berbattı. Arabalar çamurda nasıl dansediyor anlatamam. Dereye yakın gidiyorlar diye heyecan yaptım biraz. Bahçeye giderken dereden geçiyorduk ya! Neyseki bu sefer pek su yoktu. Ama bahçeye giden yol da öyle kayıyordu ki valla eşime de diğer şoföre de bravo, arabalar dans ederek gitmelerine rağmen hiç batmadan, panik yapmadan geçtiler. Aslında batıp kalma korkusu olmasa süper eğlenceli ve komik bir durum. Tam adrenalin. Batıyoruz derken ucuz kurtuluyorsunuz. Tereddüt ettiniz mi battığınızın resmidir. Bahçeye vardığımızda kuyuya arabayı yanaştırmaya cesaret edemediler. Burada kesin batarız dediler. Riske girmeyip malzemeyi elle taşımaya karar verdiler. Dalgıç pompa ve motoru, üzerine (sanırım çelik) bir bağlantı ilave edip [metal olan pompa ile plastik boruların pasoları (bağlantı yerleri), birbirinden farklı olduğu için (plastik buruların başına ve sonuna) bu parçalar konuyormuş.] plastik borulara bağlamaya başladılar. Kablo eki firmada önceden hazırlanmıştı. Pompayı satın aldığınızda üzerinde 1 m kadar kablosu var. Gerekli olan kablo (istenildiği kadar) sonradan ilave edilip ekleniyor. Eksiz kablo istesekte bütün firmalar böyle bir şey olmadığını, yapılan ekin sıradan olmayıp gayet sağlam ve garanti kapsamında olduğunu söylediler. Borular ("asirvad" marka) hindistan malı. Bağlantı yerlerinde, plastiğin içinde 1-1,5 mm. kadar kalınlığında tel mevcut olduğundan, buralardan kopma ihtimali ortadan kalkıyor. Genelde bu ek yerlerinden (montaj sırasında ya da sonradan) çatlayıp, kopuyormuş. Piyasadaki en sağlam borulardan olduğunu iddia ediyorlar. Fiyatı diğerlerinden biraz daha pahalı. (diğer borular 9 tl./m.+kdv, bu borular 12,5 tl./m. kdv dahil) Boruların kalitesi çok önemli imiş. Zira bir gün önce adi boru kullanan birisinin dalgıç pompasını kurtarmak için iki gündür uğraştıklarını anlattılar. Çok zor oluyormuş. Biz bahçedeyken, hala diğer ekip kopan pompayı kurtarmak için uğraşıyormuş. Ne diyeyim "Allah korusun" diyorum.

    isim:  518.jpg
Görüntüleme: 5905
Büyüklük:  59,3 KB (Kilobyte)

    Boruları indirirken kabloları da, üç boruda bir boruya bantlarla tutturuyorlar.

    Pompanın 3-5 santim üstüne, ondan 20-30 santim sonra ve 3 metre sonra olmak üzere, toplam 3 adet seviye elektrodu seviye kablosuna bağlanıp koli bandı ile boruya sıkıca bantlandı. Bu borularla indirilince halata gerek olmamasına rağmen ek güvenlik olarak bir de halat bağlı. Kangal boru kullanılsaydı, mecburen halat kullanmak gerekecekti.

    isim:  519.jpg
Görüntüleme: 5537
Büyüklük:  69,1 KB (Kilobyte)

    Halatı firmalar naylon tercih ediyor. Çünkü çelik zamanla çürüme yapıyormuş. Diğerlerini de tercih etmiyorlar. En uzun ömürlüsü naylon halat imiş. Halat güneş görmediği sürece hiç bir şey olmazmış.

    isim:  520.jpg
Görüntüleme: 5778
Büyüklük:  67,9 KB (Kilobyte)

    Eşim yardım etmek isteyince, kabloları gerdirmeden tutmasını istediler. Bir kişi halatı (pompayı ve boruları kaçırmamak için) tutuyor, diğer kişide boruları birbirine ekliyordu. Boruları pasolu tercih ettik. Kangal boru daha ucuz ama en güvenli ve kaliteli olanın araştırma sonucu, pasolu plastik boru olduğuna kanaat ettik.

    isim:  521.jpg
Görüntüleme: 5464
Büyüklük:  58,4 KB (Kilobyte)
    gtatas, Fakir, acemi_caylak ve 2 kişi daha bunu beğendi

  9. #9
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.746
    isim:  522.jpg
Görüntüleme: 5024
Büyüklük:  54,6 KB (Kilobyte)

    isim:  523.jpg
Görüntüleme: 4969
Büyüklük:  48,4 KB (Kilobyte)

    Boruların sonuna da metal parça takılıyor. Plastik boruların pasolarının normal borulara uyumu için.

    isim:  524.jpg
Görüntüleme: 5105
Büyüklük:  53,9 KB (Kilobyte)

    isim:  525.jpg
Görüntüleme: 5850
Büyüklük:  56,5 KB (Kilobyte)

    Sonra flanş (kuyu kapağı) kaynaklı boru ve üzerine dirsek konuyor.

    isim:  526.jpg
Görüntüleme: 5886
Büyüklük:  54,5 KB (Kilobyte)

    isim:  527.jpg
Görüntüleme: 5255
Büyüklük:  47,7 KB (Kilobyte)

    isim:  529.jpg
Görüntüleme: 5300
Büyüklük:  69,5 KB (Kilobyte)
    gçakar, derma, acemi_caylak ve 1 kişi daha bunu beğendi

  10. #10
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.746
    isim:  530.jpg
Görüntüleme: 4998
Büyüklük:  57,6 KB (Kilobyte)

    Kablolar panoya bağlandıktan sonra jeneratör çalıştırıldı. Jeneratörü iki kişi zor taşımışlardı. Sizin de alacağınız böyle bir şey dediler. Gözüm korktu. Bu getirip götürme ile olacak iş değil. Bir an önce bir yer yapmak lazım.

    isim:  531.jpg
Görüntüleme: 5234
Büyüklük:  46,7 KB (Kilobyte)

    Suyu görünce herkesin yüzü güldü. Vanayı çeyrek tur açtılar. Temiz akınca biraz daha açtılar.
    Bu çok önemli imiş. Vana, su ancak bardaktaki temiz su kadar berrak olunca,
    tam tur açılırmış.
    Su önce temiz akıyordu. Ama kirli su bekliyorlardı.

    isim:  532.jpg
Görüntüleme: 5951
Büyüklük:  68,8 KB (Kilobyte)

    Çeyrek vana açıp, suyu akıtmaya devam ettiler. Bu şekilde 20 dakika kadar çalıştırdılar. Kuyunun iyi temizlenmediğini, pompanın 1-2 gün daha (su temizlenene kadar) çeyrek vana ile çalıştırılması gerektiğini söylediler. Su böyleyken vanayı tam açarsak pompaya ve motora zarar verirmişiz.

    isim:  533.jpg
Görüntüleme: 6958
Büyüklük:  48,0 KB (Kilobyte)

    Sudaki mili elle kontrol ettiler.
    "Su berrak aksa bile bir cam bardağa akıtıp dibinde
    tortu olup olmadığını kontrol edin. Eğer bardaktaki su temizse o zaman vanayı tam açabilirsiniz" dediler.
    Bir süre böyle kullanacağız. 2 inç değil de daha az 1/4 inç
    (evdeki çeşme boruları kadar) ama daha tayzikli su kullanacağız.

    isim:  534.jpg
Görüntüleme: 5127
Büyüklük:  66,7 KB (Kilobyte)

    Bir süre çalıştırdıktan sonra panodan ve jeneratörden kapatıp. Kuyunun etrafını kapatmaya eşime yardım ettiler. Onlar gider gitmez, biz de fazla oyalanmadan şehre döndük.
    Çünkü yağmurdan epey ıslanmıştık.

    isim:  535.jpg
Görüntüleme: 4882
Büyüklük:  44,5 KB (Kilobyte)
    Konu TezzMertek tarafindan (26.07.2013 Saat 11:48 ) degistirilmistir. Sebep: Önemli Cümleler Koyu Yapıldı
    acemi_caylak, gçakar, derma ve 2 kişi daha bunu beğendi

  11. #11
    Fahri Üye
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    857
    Ne macera ne macera maalesef güzel şeyler kolay yapılmıyor.
    Uzaylı ve gçakar bunu beğendiler

  12. #12
    Kurucu Üye Uzaylı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    3.746
    Evet gerçekten öyle... Ne zaman keyif yapmaya zaman kalacak acaba?
    gçakar bunu beğendi

  13. #13
    Yeşil Sever derma - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    390
    yorulmadan yapılan işin keyfi de olmuyor ki.....
    gçakar ve Uzaylı bunu beğendiler

  14. #14
    Kurucu Üye rise_com - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2013
    Yer
    Gaziantep
    Mesajlar
    3.151
    Emeksiz yemek olmaz denmiş. Sizin yemeğin tadına da doyum olmaz anlaşılan. Elinize sağlık
    Uzaylı bunu beğendi

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1